Eski Kelimeler
Artık pek kullanılmayan ya da yalnızca eski metinlerde karşılaşılan kelimeler ve anlamlar.
159 madde · “K” harfi
- kâfi gelmekfiilyetmek, yetişmek
- kâfurisimKâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde.
- kâhilisimerişkin
- kâhyaisimKonak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse.
- kâmilenisimbüsbütün
- kânunuevvelisimaralık
- kâpisimaşık kemiği
- kâtibiadilisimNoter
- kâtipIikisimyazmanlık
- kâşifisimvar olan ancak bilinmeyen bir şeyi bulan, ortaya çıkaran kişi, bulucu
- köhnesıfateski
- kûhisıfatIssız.
- küfranisimNankörlük
- külisimYanan şeylerden artakalan toz madde.
- küllisıfatBütüne ve genele ilişkin
- külliyenzarfBütünüyle, tamamıyla, tamamen
- külliyetisimBütünlük, tümlük
- künhisimöz, kök, içyüz, mahiyet
- kürevisıfatKüresel, toparlak
- kürsüisimKalabalığa karşı söz söyleyenlerin üzerine çıktıkları yüksekçe yer.
- kürsü başkanıisimbölüm başkanı.
- kürsü hocasıisimCamilerde kürsüden vaaz veren hoca; kürsü şeyhi.
- küsufisimGüneş tutulması
- küçük ahenk kaidesiisimküçük ünlü uyumu
- küşayişisimAçıklık, ferahlık
- kılükalisimDedikodu, söylenti
- kılıç alayıisimKılıç kuşanma
- kılıçhaneisimKılıç yapılan yer
- kıptiisimMısır halkından olan kimse.
- kıraatisimokuma