Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
62 madde · “Ç” harfi
- çerağisimMum, kandil, lamba vb. ışık veren araç; çırağ.
- çergeisimDerme çatma çadır, göçebe çadırı.
- çerçeveisimresim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
- çeteisimYasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk.
- çeteleisimÇizilerek veya oyularak açılan kertik.
- çeviksıfatkolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik
- çeyizisimGelin için hazırlanan her türlü eşya, cihaz
- çeyrekisimAlman markı
- çeşitisimaynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, nev, tür
- çeşmeisimGenellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı.
- çeşniisimyiyeceğin ve içeceğin tadı, tadımlık
- çiftsıfatBirbirini tamamlayan iki tekten oluşan nesneler.
- çiftesıfatİkisi bir arada bulunan veya ikili.
- çilingirisimanahtarcı
- çingenesıfatgenellikle argo konuşan, falcılık yapan, yaban otları satan, kimi kez de çalgıcılık yapan, seyrek görülen bir tip, kara, esmer
- çinkoisimAtom numarası 30 olan bir kimyasal element
- çipisimMilimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan, karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme
- çirkinsıfatgöze veya kulağa hoş gelmeyen, bet, bed, güzel karşıtı
- çirozisimYumurtasını atarak zayıflamış uskumru balığı
- çitaisimEtçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından, çok hızlı koşan, benekli hayvan. (Acinonyx jubatus)
- çiçek dürbünüisimprizma şeklinde bir boruya renkli camların yerleştirilmesinden oluşan, ışığa çevrilerek bakıldığında birbiri içine geçmiş değişik renkli şekiller elde edilen optik araç, kaleydoskop
- çobanisimkoyun, keçi ve sığır sürüsünün bütün sorumluluğunu taşıyan kişi, sürücü
- çorapisimpamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek
- çuhaisimtüysüz, ince, sık dokunmuş yün kumaş
- çulhaisimel tezgâhında bez dokuyan kimse, culfa, dokumacı, dokuyucu
- çupraisimçipura
- çuvalisimPamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba.
- çünkübağlaçşu sebeple, şundan dolayı, zira
- çınarisimİki çeneklilerden, 30 meyreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç
- çıpaisimGemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç