Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
227 madde · “E” harfi
- elektromanyetiksıfatelektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan
- elektromanyetik darbeisimBir patlamadan sonra (genellikle nükleer patlamalardan sonra) oluşan ve elektronik cihazlara zarar veren dalgalar.
- elektromekanikisimmekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat
- elektronisimbütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı; eksicik
- elektronikisimserbest elektronların hareketinin denetimini konu edinen bilim dalı
- elektronik leptonisimParçacık fiziğinde en küçük kütleye sahip istikrarlı lepton.
- elektronik sporisimgenellikle video oyunlarının profesyonel etkinliklerde oynanarak yapıldığı spor dalı
- elektrostatikisimelektriklenmiş cisimler üzerinde elektriği denge durumunda inceleyen fizik dalı
- elektroşokisimRuh hastalıklarında, beyinden, kalp atışındaki düzensizliklerde göğüs duvarından çok kısa süreli yüksek elektrik akımı geçirerek hastayı iyileştirme yöntemi.
- elemanisimöge, unsur
- elementisimkimyasal element kavramının kısa şekli
- elhakzarfgerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu
- elhamdülillahisimAllah'a şükür` anlamında kullanılan bir söz
- elinsafisiminsaf etmeli
- elipsisimbütün noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri
- eliptiksıfatkısaltılmış, eksiltili
- elmastıraşisimucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas
- elvanisimrenkler
- elzemsıfatÇok gerekli, vazgeçilmez.
- emareisimbelirti, iz, ipucu
- emniyetisimgüvenlik
- emojiisimgenellikle sanal sanal yazışmalarda kelimelerin yerine kullanılan, yüz ve el ifadeleri ile taşıt, bina, yiyecek vb. görsel malzemelerden oluşan simgelerin her biri.
- empatiisimKişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak o bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini anlayabilmesi becerisi
- emperyalizmisimbir milletin sömürü temeline dayanarak başka bir milleti siyasi ve ekonomik egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmayı istemesi, yayılmacılık, yayılımcılık
- empirmeisimDeğişik renkte boya kullanılarak kumaş üzerine desen ve zemin basma işlemi; emprime.
- emprimeisimempirme
- emprovizasyonisimŞiir veya müzikte hazırlanıp düşünmeden, birdenbire, içe doğduğu gibi söyleme veya çalma
- emrivakiisimoldubitti, olupbitti
- emsalisimbenzer.
- emtiaisimmal