Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
363 madde · “H” harfi
- hâkimiyetisimegemenlik
- hâkimiyetimilliyeisimulusal egemenlik, millî egemenlik
- hâletisimdurum
- hâlihazırisimşimdiki durum, bugünkü durum
- hâlâzarfşimdiye kadar, o zamana kadar, hâlen, henüz
- hüccetisimbelgit
- hücreisimince bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze
- hücumisimsaldırı
- hükmetmekfiilegemenliği altında bulundurmak
- hükümdarisimpadişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı, hünkâr
- hümanizmisimİnsanları, değer yargıları, ihtiyaçları, ilgi alanları, kabiliyetleri, özgürlüklerini ele alan ve yücelten laik ahlak sistemi
- hünkârisimOsmanlılarda yalnız padişahlar için kullanılan bir unvan, hükümdar
- hürriyetisimher türlü dış tesirlerden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi fikirlerine dayanarak karar vermesi hâli
- hüseyniisimKlasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam.
- hüsnühatisimGüzel yazı sanatı
- hüsnühâlisimBir kimsenin yaşayışında kötü bir şey bulunmama durumu
- hüsnükuruntuisimherhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma
- hüsranisimbeklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı
- hüsünisimgüzellik
- hüviyetisimkimlik
- hüzmeisimışık değneği
- hüzzamisimKlasik Türk müziğinde segâh perdesinde bir makam
- hıdırellezisimhızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 mayıs günü
- hıltisimSafra, sevda, kan ve balgam olmak üzere insan vücudundaki dört ana maddenin herbiri.
- hınzırisimdomuz
- hırdavatisimKilit, tel, çivi vb. metal eşya.
- hırkaisimönden açık, kollu, genellikle yünden üst giysisi
- hısımisimevlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler
- hıyabanisimİki tarafı düzgün ağaçlı yol veya bulvar.
- hıyanetisimkutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hıyanetlik, hainlik