Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
145 madde · “L” harfi
- lakapisimbir kimseye, bir aileye kendi adından ayrı olarak sonradan takılan, o kimsenin veya o ailenin bir özelliğinden kaynaklanan ad
- lakesıfatLak ile cilalanmış
- lakerdaisimPalamut, torik gibi balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura.
- lakinbağlaçama
- lakoniksıfatveciz.
- lakonizmisim(L ince okunur) Özlü söz söyleme ya da kısa ve öz konuşma sanatı.
- lalangaisimYağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı.
- laleisimmeyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık
- lalettayinsıfatgelişigüzel
- lalezarisimLale yetiştirilen yer, lale bahçesi.
- lamisimArap alfabesindeki 27. harf
- lamaisimdilmek, kazımak, kesmek, tıraş etmek için kullanılan bir aletin madenî kısmı
- lambaisimPetrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet.
- lamesıfatdokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri
- lanetisimTanrı'nın sevgi ve ilgisinden mahrum olma, beddua
- lansmanisimtanıtım
- lapaisimnişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu
- larvaisimkurtçuk
- lastasıfatKuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi
- lasteksisimKauçuk, ipek, pamuk veya yün karışımı bir tür yapma kumaş
- lastikisimAyakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç.
- lateksisimKauçuk ağacının özü.
- laternaisimkolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir tür org
- laubaliyanezarfsaygısızca
- lavisimYanardağların püskürmesi ile yeryüzüne çıkan, planemonun derinliklerinden gelen, soğuyunca katılaşan erimiş, kızgın maddeler
- lavaboisimÜzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya.
- lavantaisimmavi, kırmızı veya morumsu güzel kokulu çiçekleri olan bir bitki
- lavtaisimbatı müziği ve Türk müziği çalgısı
- lavuksıfatGereksiz konuşan.
- layıksıfatnitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan