Yabancı Kökenli
Türkçeye Arapça, Farsça, Fransızca ve başka dillerden girmiş kelimeler.
369 madde · “P” harfi
- postaisimBir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü.
- postmodernsıfatPostmodernizm yanlısı
- postrestantisimAlıcısı tarafından postaneden alınmak üzere gönderilen mektup veya paket.
- postulatisimön doğru
- potansiyelisimgizil güç
- potasyumisimatom numarası 19 olan bir kimyasal element
- potinisimKoncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı.
- potkalisimCam, pişmiş toprak veya seramikten yapılmış, kulplu, ağzı gövdesine göre dar ve oluklu, genelde su, şarap ve bira konan kap.
- potpuriisimSevilen müzik eserlerinden seçilmiş bölümlerin sıralanmasıyla meydana getirilen karma müzik parçası.
- poyraisimTekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım; göbek.
- poyrazisimKuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı.
- pozisimresim ve fotoğrafta duruş
- pozisyonisimdurum
- pozitivistsıfatolgucu
- pozitivizmisimolguculuk
- pozitronisimbütün atomlarda bulunan pozitif yüke sahip temel parçacık, elektron karşıtı
- poğaçaisimİçine peynir, kıyma vb. şeyler konularak hazırlanan bir çeşit tuzlu çörek
- prafaisimİskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü.
- pragmatizmisimyararcılık
- prangaisimAğır cezalıların ayaklarına takılan kalın zincir.
- pratikisimkişide işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma
- pratisyenisimMesleğini uygulama yoluyla pratik olarak öğrenmiş kimse.
- prefabriksıfatparçaları önceden hazırlayıp birleştirilerek oluşturulan, kurma
- prehistoriksıfatTarih öncesine ilişkin veya bu dönemden kalma; tarih öncesi
- prekambriyenisimkambriyen öncesi
- prensisimHükümdar ailesinden olan erkeklere verilen ünvan.
- prensesisimHükümdar ailesinden olan kadın veya kızlara verilen ünvan.
- prensipisimilke
- presisimişletme, onarma düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet; mengene, cendere.
- presesıfatsıkıştırılmış, sıkılmış olan