İçeriğe geç
2Wsözlük

ağır

sıfata·ğır/ɑˈɯɾ/

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

ağır, Türkçede bir sıfattır. Temel anlamı: “Tartıda çok çeken; hafif karşıtı, kilolu, sakil”. Bunun dışında 18 anlamı daha vardır; müzik ve spor alanlarında da kullanılır. Mecaz anlamda da kullanılır. 19 deyim ya da atasözünde geçer.

Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.

Anlamları

  1. 1.

    Tartıda çok çeken; hafif karşıtı, kilolu, sakil.

    • Kurşun, ağır bir madendir. Taş yerinde ağırdır.
  2. 2.

    Çapı, boyutu büyük.

  3. 3.

    yoğun.

    • - A. Sayar
  4. 4.

    Çok az işiten kulak.

  5. 5.

    mecaz

    Gösterişi fazla olmayan, ciddi olan.

    • Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi.— Mithat Cemal Kuntay
  6. 6.

    mecaz

    değerli.

    • Hiçbir yerden bir ses çıkmamış, kimse bir söz söylememişti. Yalnız Yumru kendi kendine taş yerinde ağırdır dedi.— Hüseyin Nihal Atsız
  7. 7.

    mecaz

    çetin.

    • Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu.— Feridun Fazıl Tülbentçi
  8. 8.

    mecaz

    Sıkıntı veren, bunaltan; sakil.

    • Sanki ağır bir yükün altından kurtuldum.— Ömer Seyfettin
  9. 9.

    mecaz

    Dokunaklı, kırıcı, insanın gücüne giden.

    • Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum.— Nurullah Ataç
  10. 10.

    mecaz

    ağırbaşlı.

    • Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı.— Halide Edip Adıvar
  11. 11.

    mecaz

    Keskin, boğucu koku.

    • Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır.— Falih Rıfkı Atay
  12. 12.

    kısık.

    • Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi.— Osman Cemal Kaygılı
  13. 13.

    Davranışları yavaş olan.

  14. 14.

    Sindirimi güç yiyecek.

  15. 15.

    müzik

    yavaş vuruşlu tempo, adagio, lento

  16. 16.

    isimspor

    ağır siklet

    • Yıllarca ağırda güreşti.
  17. 17.

    zarf

    Yavaş bir biçimde.

    • Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu.— Etem İzzet Benice
  18. 18.

    isimözel ad

    Bir soyadı. Ağırbaşlı

  19. 19.

    isimözel ad

    Bir soyadı. Ünlü, saygın

Dil bilgisi notu

  • ağır, iki heceli (a·ğır) bir sıfattır.
  • Son hecesindeki ünlü kalın olduğu için kalın ünlülü ekler alır: ağırlar.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 19 anlam, 12 deyim, 7 atasözü ve 37 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.

Köken

Osmanlı Türkçesi آغر sözcüğünden devralındı

Hâl ve iyelik çekimi

Göster
Hâl çekimi
HâlTekilÇoğul
Yalınağırağırlar
Belirtmeağırıağırları
Yönelmeağıraağırlara
Bulunmaağırdaağırlarda
Ayrılmaağırdanağırlardan
İlgiağırınağırların
İyelik ekleriyle
KişiTekilÇoğul
benimağırımağırlarım
seninağırınağırların
onunağırıağırları
bizimağırımızağırlarımız
sizinağırınızağırlarınız
onlarınağırıağırları

Deyimler (12)

Atasözleri (7)

Birleşik ve türemiş sözcükler (37)

ağır ağır, ağır aksak, ağır araç, ağırayak, ağırbaşlı, ağırcanlı, ağır ceza, ağır ceza mahkemesi, ağır çekim, ağırelli, ağır ezgi, ağır hapis cezası, ağır hasta, ağır hava, ağır hidrojen, ağır iş, ağırkanlı, ağır kayıp, ağır kusur, ağır küre, ağır makineli, ağır paha, ağır para cezası, ağır sanayi, ağır sıklet, ağır söz, ağır su, ağır top, ağır uyku, ağır vasıta, ağır yağ, ağır yara, ağır zemin, eli ağır, eline ağır, uykusu ağır, yarı ağır sıklet

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…