İçeriğe geç
2Wsözlük

almak

fiilal·mak/alˈmak/

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, bir şeyi bulunduğu yerden ayırıp kendine, kendi yanına geçirmektir. Elle tutmaktan ("kalemi almak") satın almaya, bir şehri ele geçirmeye, birini yanında götürmeye kadar anlamlar bu çekirdekten çıkar. Bir kabın bir miktar şeyi "alması" da içine sığdırması demektir. "Bir şeyi almak" kalıbında belirtme durumuyla, kaynak için "-den" ile kullanılır.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak

    • Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.— Necati Cumalı
  2. 2.

    Satın almak

  3. 3.

    Bir yeri ele geçirmek

    • Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş.— Ömer Seyfettin
  4. 4.

    Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak.

    • Sonra tekrar temizce yıkayup siyah ve kırmızı ve sarı kalan yerleri var ise bıçak ile almalı, kâfi mıktarda su ile tencereye koyup kaynatmalı ve sonra matluba muvafık şu suretlere ayırmalı.— Hadiye Fahriye, Küçük Yemek Kitabı, 1932, 5, Türk Neşriyat Yurdu
  5. 5.

    Birlikte götürmek

  6. 6.

    İçine sığmak

  7. 7.

    Kabul etmek, ahzetmek

  8. 8.

    Bir şeyin birisine ulaştırılması; iletilmek

  9. 9.

    İçeri girmek veya sızmak

  10. 10.

    Erkeğin birisiyle evlenmesi

    • O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü.— Memduh Şevket Esendal
  11. 11.

    Sürükleyip götürmek

  12. 12.

    Bir şeyi kazanmak, elde etmek

  13. 13.

    Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak

  14. 14.

    kaplamak

  15. 15.

    Kısaltmak

  16. 16.

    yolmak

  17. 17.

    Bir şey ile temizlemek

  18. 18.

    İçeri girmesini sağlamak

    • Belki çocuk okulda diye aşığını eve almıştı da saati unutmuştu.— Pınar KÜR, Asılacak Kadın, 1983, 9, Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi
  19. 19.

    Tat veya koku duymak.

    • Lena çoktan yemeği pişirmiş, ortalığı, insanı acıktıran bir koku almıştı.— Yaşar Kemal
  20. 20.

    Yol gitmek, mesafe katetmek.

  21. 21.

    Hırsızlamak, çalmak

  22. 22.

    tıp

    Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak

    • Zehra'nın bademciklerini alacaklar.— Elif Nur AYBAŞ, Çocukluk Ormanına Altı Olta, 2021, 11, Varlık Yayınları
  23. 23.

    Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek

    • Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı.— Haldun Taner
  24. 24.

    Göreve, işe başlatmak

  25. 25.

    Görevden, işten çekmek.

Dil bilgisi notu

  • almak, iki heceli (al·mak) bir fiildir.
  • Fiil kökü “al-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: alıyor, aldı, alacak, alır.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 25 anlam, 41 deyim ve 1 atasözü bulunur.

Fiil çekimi

Göster
Fiil çekimi
Kip / zamanbensenobizsizonlar
Şimdiki zamanalıyorumalıyorsunalıyoralıyoruzalıyorsunuzalıyorlar
Görülen geçmiş zamanaldımaldınaldıaldıkaldınızaldılar
Öğrenilen geçmiş zamanalmışımalmışsınalmışalmışızalmışsınızalmışlar
Gelecek zamanalacağımalacaksınalacakalacağızalacaksınızalacaklar
Geniş zamanalırımalırsınalıralırızalırsınızalırlar
İstek kipialayımalasınalaalalımalasınızalalar
Şart kipialsamalsanalsaalsakalsanızalsalar
Gereklilik kipialmalıyımalmalısınalmalıalmalıyızalmalısınızalmalılar
Emir kipi–alalsın–alınalsınlar
Olumsuz görülen geçmişalmadımalmadınalmadıalmadıkalmadınızalmadılar

Deyimler (41)

Tümünü göster (41)

Atasözleri (1)

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…