bakmak
fiilbak·mak
Kelimeyi anlamak için
Temel fikir, bakışı bir şeye yöneltmektir: "pencereden dışarı bakmak". Bu yönelme, bir şeyi aramaya ve bir yapının bir yöne dönük olmasına ("ev denize bakıyor") genişler. Mecazda birinin bakımını üstlenmek, onu beslemek anlamı kazanır: "çocuğa bakmak". Bakılan şey yönelme ekiyle ("-e") belirtilir.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
bakışı bir şey üzerine çevirmek
- Zamanla nasıl değişiyor insan. Hangi resmime baksam ben değilim.— C. S. Tarancı
- 2.
aramak
- 3.
bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak
- Limana bakan penceresinden deniz görünürdü.— O. V. Kanık
- 4.
bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek
- 5.
beslemek, geçindirmek
- Hayır, artık bakamıyorum.— Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, 2020, 59, İletişim Yayınları
- 6.
bir işi birinden beklenmek
- Evin bütün işleri bana bakıyor.
- 7.
hastayı muayene etmek
- Annesi, ayağa baksın diye doktora âdeta yalvarıyor.— Emrah POLAT, Köpek Adamlar, 2015, 10, İletişim Yayınları
- 8.
tedavi etmek için ilgilenmek
- 9.
denemek, incelemek, yoklamak
- Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız— ?
- 10.
bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak
- Pasaport işine polis bakar.
- 11.
ilgilenmek
- Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı.— E. Bener
- 12.
meşgul olmak, uğraşmak
- Çocuğum, sen derslerine bak.
- 13.
yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak
- Bu iş beş bin liraya bakar.
- 14.
korumak, gözetmek
- 15.
renklerde benzemek, andırmak
- Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.
- 16.
anlamak, farkına varmak
- Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez.— M. Ş. Esendal
- 17.
başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak
- Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak— !
Dil bilgisi notu
- bakmak, iki heceli (bak·mak) bir fiildir.
- Fiil kökü “bak-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: bakıyor, baktı, bakacak, bakar.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 17 anlam, 8 deyim, 1 atasözü ve 2 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi باقمق (bakmak) sözcüğünden. Bu da Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (bakmak, “bakmak, gözlemek”) fiilinden.
Fiil çekimi
Göster
| Kip / zaman | ben | sen | o | biz | siz | onlar |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Şimdiki zaman | bakıyorum | bakıyorsun | bakıyor | bakıyoruz | bakıyorsunuz | bakıyorlar |
| Görülen geçmiş zaman | baktım | baktın | baktı | baktık | baktınız | baktılar |
| Öğrenilen geçmiş zaman | bakmışım | bakmışsın | bakmış | bakmışız | bakmışsınız | bakmışlar |
| Gelecek zaman | bakacağım | bakacaksın | bakacak | bakacağız | bakacaksınız | bakacaklar |
| Geniş zaman | bakarım | bakarsın | bakar | bakarız | bakarsınız | bakarlar |
| İstek kipi | bakayım | bakasın | baka | bakalım | bakasınız | bakalar |
| Şart kipi | baksam | baksan | baksa | baksak | baksanız | baksalar |
| Gereklilik kipi | bakmalıyım | bakmalısın | bakmalı | bakmalıyız | bakmalısınız | bakmalılar |
| Emir kipi | – | bak | baksın | – | bakın | baksınlar |
| Olumsuz görülen geçmiş | bakmadım | bakmadın | bakmadı | bakmadık | bakmadınız | bakmadılar |
Deyimler (8)
Atasözleri (1)
Birleşik ve türemiş sözcükler (2)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…