çökmek
fiilçök·mek/tʃœc.ˈmec/
Kelimeyi anlamak için
Temel fikir, bulunduğu düzeyden birden aşağıya inmek, ağırlığıyla yere yıkılmaktır: "bina çöktü", "tavan çöktü". İnsanlar için çömelmeyi ya da kendini birden bir yere bırakıp oturmayı anlatır: "koltuğa çöktü". Deve, sığır gibi hayvanların yere yatması da "çökmek"tir. Mecazda bir şeyin üstüne çullanmayı ya da bir duygunun ağır biçimde gelmesini bildirir: "üstüne bir sessizlik çöktü".
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek.
- Altımız oynadı, toprak çöktü üstüme. Bağırıyordum. Toprak sıkıştırıyordu.— Yaşar Kemal
- 2.
Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak.
- Bir, bilemedin bir buçuk kulaçlık bir tavan çöktü bana kalırsa…— Mustafa Necati Sepetçioğlu
- 3.
çömelmek
- Dekoru anlatmadım ki "tepsinin çevresine çökmüş kahvaltı edişimizi" görebilesiniz.— Pınar KÜR, Küçük Oyuncu, 2004, 12, Everest Yayınları
- 4.
Oturmak, birdenbire oturmak.
- Soluk soluğa yere çöktü.— Falih Rıfkı Atay
- 5.
Birinin, bir şeyin üzerine çullanmak.
- 6.
deve, sığır vb. hayvanların olduğu yere oturması.
- Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu.— Y. K. Karaosmanoğlu
- 7.
şakak, avurt vb. içeri doğru girmesi, çukurlaşması.
- Kadının yanakları daha fazla çöktü.— H. E. Adıvar
- 8.
basmak, yayılmak
- Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor.— N. F. Kısakürek
- 9.
sis, duman vb. şeylerin inerek kaplaması.
- İstanbul'un nemli iklimi şubat soğuğuyla birleşip erkenden çökmüştü şehrin üstüne.— Meliha YILDIRIM, Remil, 2024, 87, Alakarga Sanat Yayınları
- 10.
(mecaz) sarsılıp dinçliğini yitirmek.
- Hastalık esasen üçüncü devrede olduğu için oraya giden Ali bir-iki ay içinde büsbütün çökmüş, kendisinden artık ümit kesilmişti.— Osman Cemal KAYGILI, İstanbul'da Semai Kahveleri ve Meydan Şairleri, 2007, 45, Merkez Kitapçılık
- 11.
Sıvı maddelerde tortunun dibe oturması.
- Demliğin kapağını kaldırıp bakıyor. «Çökmüş,» diyor.— Erdal Öz, Yaralısın, 1983, 122, Can Sanat Yayınları
- Muazzez, çayın çabuk çökmesi için bileğini zarifçe bükerek demliği çay kaşığıyla karıştırıyor, içten içe, mutfağa girdiğini bildiği Haydar'ın tepkisini bekliyordu.— Emrah POLAT, Köpek Adamlar, 2015, 49
- 12.
(mecaz) son bulmak, yıkılıp dağılmak.
- Bir gün vatan çöktü ve millî mabetler istila edildi.— A. Gündüz
- 13.
(mecaz) yoğun bir biçimde duymak
- Buna rağmen akşam olup da ortalık kararınca içime sebepsiz bir hüzün çöktü.— Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, 1943, 69, Remzi Kitabevi
- 14.
gündelikgençlik dili
Bir yere teklifsizce gidip yerleşmek.
Gençler arasında habersizce ya da teklifsizce bir yere gitmeyi, birinin evinde kalmayı anlatır. Arkadaş evleri için şakacı biçimde söylenir.
- Bu akşam sizin eve çöküyoruz.
Dil bilgisi notu
- çökmek, iki heceli (çök·mek) bir fiildir.
- Fiil kökü “çök-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: çöküyor, çöktü, çökecek, çöker.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 14 anlam ve 2 deyim bulunur.
Fiil çekimi
Göster
| Kip / zaman | ben | sen | o | biz | siz | onlar |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Şimdiki zaman | çöküyorum | çöküyorsun | çöküyor | çöküyoruz | çöküyorsunuz | çöküyorlar |
| Görülen geçmiş zaman | çöktüm | çöktün | çöktü | çöktük | çöktünüz | çöktüler |
| Öğrenilen geçmiş zaman | çökmüşüm | çökmüşsün | çökmüş | çökmüşüz | çökmüşsünüz | çökmüşler |
| Gelecek zaman | çökeceğim | çökeceksin | çökecek | çökeceğiz | çökeceksiniz | çökecekler |
| Geniş zaman | çökerim | çökersin | çöker | çökeriz | çökersiniz | çökerler |
| İstek kipi | çökeyim | çökesin | çöke | çökelim | çökesiniz | çökeler |
| Şart kipi | çöksem | çöksen | çökse | çöksek | çökseniz | çökseler |
| Gereklilik kipi | çökmeliyim | çökmelisin | çökmeli | çökmeliyiz | çökmelisiniz | çökmeliler |
| Emir kipi | – | çök | çöksün | – | çökün | çöksünler |
| Olumsuz görülen geçmiş | çökmedim | çökmedin | çökmedi | çökmedik | çökmediniz | çökmediler |
Deyimler (2)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…