daha
zarfda·ha/da.ˈha/
Kelimeyi anlamak için
"Daha", en sık karşılaştırma kurmak için sıfat ve zarfların önüne gelir: "daha büyük", "daha hızlı". Var olana ek yapıldığını da bildirir: "bir çay daha". Zaman anlatırken "henüz, şimdiye kadar" anlamı taşır: "daha gelmedi", "daha dün konuştuk". "Bunun dışında" anlamıyla sıralamalarda kullanılır: "daha neler!". Olumsuz cümlelerde "artık" anlamı da kazanabilir: "daha gelmem".
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
bunun dışında
- Daha neler yapacaktım fakat bırakmadılar, bırakmadılar.
- 2.
kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz
- Daha kötüsü treni de kaçırdık.
- 3.
sıfatların önüne gelerek karşılaştırma ilgisi kurar
- Daha fenası oraya nasıl gidileceğini bilen de yoktu.
- 4.
şimdiye kadar, henüz
- Anne leylek, bir serseri kurşunla daha o sabah ölmüştü.
- 5.
var olana ek olarak
- Bir kızım daha olsaydı adını Meliha koyardım.
Dil bilgisi notu
- daha, iki heceli (da·ha) bir zarftır.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 5 anlam, 4 deyim ve 4 atasözü bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi دها sözcüğünden
Deyimler (4)
Atasözleri (4)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…