İçeriğe geç
2Wsözlük

düşmek

fiildüş·mek

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, dayanağını yitirip yukarıdan aşağıya inmektir: elden düşen bardak, yere düşen çocuk, düşen uçak. Bol elbisenin kayması, yağmurun yağması da aynı aşağı doğru hareketle anlatılır. Mecazda değerin, sayının azalmasını ya da birinin kötü bir duruma girmesini bildirir: "fiyatlar düştü", "hastalığa düşmek". Nereden düşüldüğü "-den", nereye düşüldüğü "-e" ile verilir.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek

    • Havada uçan kuş, vurulmuş gibi birdenbire sokağa düşüyor.— R. N. Güntekin
  2. 2.

    durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini kaybederek yukarıdan aşağıya inmek

    • Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım.— S. F. Abasıyanık
  3. 3.

    yere devrilmek, yere serilmek

    • Çocuk koşarken yere düştü.
  4. 4.

    havacılık

    hava taşıtlarının yere çarpması

    • Brighton'da 2015'teki uçak gösterisinde uçaklardan bir yol üstüne düştü, yedi kişi öldü.
  5. 5.

    vücuda bol gelen elbisenin aşağı kayması

  6. 6.

    yağmak

  7. 7.

    değmek, rastlamak, vurmak.

  8. 8.

    vakti gelmeden ölü doğmak

    • O kargaşada başlayan sancılardan sonra Ayşe'nin çocuğu düştü, kendisi de üzüntüden mahvoldu.
  9. 9.

    atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak

    • Kitabın yeni baskısında buradan bir kelime düşmüş.
  10. 10.

    eksilmek

    • Gündelikleri yarı yarıya düşmüştü.— N. Cumalı
  11. 11.

    aşırı ilgi veya sevgi göstermek

    • Sen bu işin üstüne çok düştün.
  12. 12.

    uğramak, kapılmak

    • Kadınlar yeni baştan telaşa, heyecana, korkuya düştüler.— A. Gündüz
  13. 13.

    yakışmak, uygun gelmek

    • Bu resim buraya iyi düştü.
  14. 14.

    yakışık almak

    • Bize düşen, medeniyetin zorlamaları karşısında bir ayıklamayı başarabilmek olmalıdır.— İ. Özel
  15. 15.

    ödevi veya yetkisi içinde bulunmak

    • Bana arada bir bakkaldan tuz, limon almak düşüyor, o kadar.— H. Taner
  16. 16.

    bulunmak

    • Birlikte evden çıkmışlar, limanda iskelenin karşısına düşen kahveye doğru yürümüşlerdi.— N. Cumalı
  17. 17.

    biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak

    • O asker, gittiğimiz yerde bir aralık benim bölüğüme düşmüştü.— R. N. Güntekin
  18. 18.

    bir bölüşme sonunda payına ayrılmak

    • Mirastan ona bu ev düştü.
  19. 19.

    kötü sebeple istenmeden bir yerde bulunmak

  20. 20.

    işbaşından uzaklaşmak

    • Kabine düştü.
  21. 21.

    hızı, gücü, değeri azalmak

    • Arabanın hızı düştü.
    • Paranın değeri düştü.
  22. 22.

    ateş, basınç, ısı v.s. eksilmek, azalmak

    • İki gün içinde ateş düştü; ağrılar, sızılar hafifledi.— R. N. Güntekin
  23. 23.

    düşkünleşmek.

  24. 24.

    bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek

    • Bir rastlantı sonucu aralarına düşmüştüm.— H. Taner
  25. 25.

    belirli zamana rastlamak

    • Babasının Sütlüce'de yeni bir ev alması bu tarihlere düşer.— M. Ş. Esendal

Dil bilgisi notu

  • düşmek, iki heceli (düş·mek) bir fiildir.
  • Fiil kökü “düş-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: düşüyor, düştü, düşecek, düşer.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 25 anlam ve 11 deyim bulunur.

Fiil çekimi

Göster
Fiil çekimi
Kip / zamanbensenobizsizonlar
Şimdiki zamandüşüyorumdüşüyorsundüşüyordüşüyoruzdüşüyorsunuzdüşüyorlar
Görülen geçmiş zamandüştümdüştündüştüdüştükdüştünüzdüştüler
Öğrenilen geçmiş zamandüşmüşümdüşmüşsündüşmüşdüşmüşüzdüşmüşsünüzdüşmüşler
Gelecek zamandüşeceğimdüşeceksindüşecekdüşeceğizdüşeceksinizdüşecekler
Geniş zamandüşerimdüşersindüşerdüşerizdüşersinizdüşerler
İstek kipidüşeyimdüşesindüşedüşelimdüşesinizdüşeler
Şart kipidüşsemdüşsendüşsedüşsekdüşsenizdüşseler
Gereklilik kipidüşmeliyimdüşmelisindüşmelidüşmeliyizdüşmelisinizdüşmeliler
Emir kipi–düşdüşsün–düşündüşsünler
Olumsuz görülen geçmişdüşmedimdüşmedindüşmedidüşmedikdüşmedinizdüşmediler

Deyimler (11)

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…