el
isim/ˈel/
Kelimeyi anlamak için
el, Türkçede bir isimdir. Temel anlamı: “kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutma veya iş yapmaya yarayan kısmı”. Bunun dışında 14 anlamı daha vardır; hukuk, iskambil ve tarım alanlarında da kullanılır. 151 deyim ya da atasözünde geçer.
Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.
Anlamları
- 1.
anatomi
kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutma veya iş yapmaya yarayan kısmı
- El var, titrer durur, el var yumuk yumuk. El var pençe olmuş, el var yumruk.— Z. O. Saba
- 2.
ahali, halk
- Sen öyle hareket edersen eller ne der sonra?!
- 3.
bazı cisim ve araçların tutmaya yarayan kısmı
- Kapının eli gıcırdıyor.
- 4.
defa, kez
- 5.
Yakınların dışında kalan kimse, yabancı
- Kâtip benim, ben kâtibim, el ne karışır!— Halk türküsü
- Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.— M. Â. Ersoy
- Hep sol elini kullandığını görünce solak olduğunu anladım.
- 6.
(halk ağzı) aşiret, oba
- Kalktı göç eyledi Afşar elleri. Ağır ağır giden eller bizimdir.— Dadaloğlu
- 7.
hukuk
mülkiyet, sahiplik
- 8.
iskambil
iskambil oyunlarında her bir tur
- Kış geceleri arkadaşlar arasında bir el poker çevirmek de keyiftir.— P. Safa
- 9.
iskambil
iskambil oyunlarında oynama sırası
- 10.
il memleket, ülke, yurt
- Çöller, Yemen ellerinden beter imiş.— A. Gündüz
- 11.
tarım
tütünlerde biçim ve boyut bakımından birbirine benzeyen yaprak kümeleri
- 12.
özel ad
Bir soyadı. Il, ülke, memleket
- 13.
özel ad
Bir soyadı. Ilgi, bağlantı
- 14.
özel ad
Bir soyadı. Barış, sukunet
- 15.
özel ad
Bir soyadı. Kolun, bilekten aşağısı
Dil bilgisi notu
- el, tek heceli bir isimdir.
- Son hecesindeki ünlü ince olduğu için ince ünlülü ekler alır: eller.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 15 anlam, 150 deyim, 1 atasözü ve 95 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi ال, Eski Türkçe} elig (elig).
Hâl ve iyelik çekimi
Göster
| Hâl | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın | el | eller |
| Belirtme | eli | elleri |
| Yönelme | ele | ellere |
| Bulunma | elde | ellerde |
| Ayrılma | elden | ellerden |
| İlgi | elin | ellerin |
| Kişi | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| benim | elim | ellerim |
| senin | elin | ellerin |
| onun | eli | elleri |
| bizim | elimiz | ellerimiz |
| sizin | eliniz | elleriniz |
| onların | eli | elleri |
Deyimler (150)
- elinden çıkmak
- el uzatmak
- elini uzatmak
- el yakmak
- el açmak
- el almak
- el atmak
- el ayak çekmek
- el ayak çekilmek
- el bağlamak
- el basmak
- el bebek gül bebek
- el bende!
- el çekmek
- el çektirmek
- el çırpmak
Tümünü göster (150)Daha az göster
- elde olmamak
- elde avuçta kalmamak
- elde avuçta
- elde etmek
- el değiştirmek
- el değmemek
- elde kalmak
- eldeki yara, yarasıza duvar deliği
- elden ağza yaşamak
- elden ayaktan düşmek
- elden bırakmamak
- elden düşürmemek)
- elden çıkarmak
- elden çıkmak
- elden geçirmek
- elden gel!
- elden geldiği kadar
- elden gelmemek
- elden gitmek
- elden kaçırmak
- elden kaçmak
- elden ne gelir?
- elde tutmak
- el dokunulmamak
- ele alınır
- ele alınmaz
- ele almak
- ele avuca sığmamak
- ele bakmak
- ele geçirmek
- ele geçmek
- ele gelmek
- el elde baş başta
- el elden kalmaz, dil dilden kalmaz
- el elden üstündür
- el el ile, değirmen yel ile
- el eli yıkar, iki el yüzü
- el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz
- el el üstünde oturmak
- el ermez, güç yetmez
- el etek öpmek
- el etek tutmak
- el etmek
- ele vermek
- eli armut devşirmek
- eli alışmak
- eli altında olmak
- eli ayağı
- eli ayağı dolaşmak
- eli ayağı buz kesilmek
- eli ayağı titremek
- eli ayağı tutmak
- eli aza varmamak
- eli boş çıkmak
- eli boş dönmek
- eli boş gelmek
- eli cebine gitmemek
- eli değmek
- eli dursa ayağı durmaz
- eli ekmek tutmak
- eli eline değmemek
- eli ermek
- eli ermez gücü yetmez
- eli genişlemek
- eli gitmek
- eli harama uzanmak
- eli işe yatmak
- eli kalem tutmak
- eli kırılmak
- eli kırılsın!
- eli kolu bağlı kalmak
- eli kolu bağlı durmak
- eli kurusun!
- elimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisi
- elinde avucunda nesi varsa
- elinde bulunmak
- elinde büyümek
- elinde kalmak
- elinden
- elinden düşürmemek
- elinden almak
- elinden bir iş gelmemek
- elinden bir kaza çıkmak
- elinden geleni ardına koymamak
- elinden geleni yapmak
- elinden gelmek
- elinden hiçbir şey kurtulmamak
- elinden iş çıkmamak
- elinden iyi iş gelmek
- elinden kan çıkmak
- elinden kurtulmak
- elinden tutmak
- elinde olmak
- elinde patlamak
- elinde tutmak
- eline sağlık
- eline almak
- eline ayağına kapanmak
- eline ayağına üşenmemek
- eline bakmak
- eline doğmak
- eline düşmek
- eline erkek eli değmemiş olmak
- eline eteğine doğru
- eline eteğine sarılmak
- eline fırsat geçmek
- eline geçmek
- eline kalmak
- eline su dökemez
- eline tutuşturmak
- eline yüzüne bulaştırmak
- elini arı kovanına sokmak
- elini ayağını kesmek
- elini ayağını öpeyim
- elini belli etmek
- elini çabuk tutmak
- elini kana bulamak
- elini kolunu bağlamak
- elini kolunu sallaya sallaya gelmek
- elini kolunu sallaya sallaya gezmek
- elini kulağına atmak
- elinin altında
- elinin hamuruyla erkek işine karışmak
- elinin tersiyle çarpmak
- elinin tersiyle itmek
- elini oynatmak
- elini sallasa ellisi
- elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak
- elini sürmemek
- elini taşın altına koymak)
- elini veren kolunu alamaz
- elini vicdanına koymak
- elinle ver, ayağınla ara
- eli olmak
Atasözleri (1)
Birleşik ve türemiş sözcükler (95)
azel, el ağırlığı, el alışkanlığı, el altında, el altından, el arabası, el ayası, el aynası, el becerisi, el bezi, el birliği, el bombası, el çabukluğu, el çantası, el çıpı, el değirmeni, el duşu, el ele, el emeği, el erimi, el erki, el falı, el feneri, el freni, el hareketi, el havlusu, el ilanı, el işçiliği, el işi, el kantarı, el keseri, el kılavuzu, el kiri, el kitabı, el kürkü, el notu, el oltası, el sabunu, el sanatları, el sözlüğü, el şakası, el tası, el telefonu, el telsizi, el topu, el ulağı, el uzluğu, el yatkınlığı, el yazısı, el yazması, el yordamı, elense, elezer, elibelinde, elimsende, eline ağır, eline ayağına çabuk, eline çabuk, elinin körü, eli açık, eli ağır, eli ayağı düzgün, eli bayraklı, eli belinde, eli bol, eli boş, eli böğründe, eli çabuk, eli dar, eli geniş, eli hafif, eli koynunda, eli kulağında, eli mahkûm, eli maşalı, eli nimetli, eli selek, eli sıkı, eli sopalı, eli şakağında, eli uz, eli uzun, eli yatkın, eli yordamlı, eli yüreğinde, eli yüzü düzgün, eli yüzü temiz, eli zayıf, fatmaanaeli, havvaanaeli, mercananaeli, meryemanaeli, elci, elcik, elleme
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…