İçeriğe geç
2Wsözlük

gerçek

isimger·çek/ɟæɾ.ˈt͡ʃec/

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

gerçek, Türkçede bir isimdir. Temel anlamı: “doğruluk”. Bunun dışında 10 anlamı daha vardır; felsefe alanlarında da kullanılır. 2 deyim ya da atasözünde geçer.

Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.

Anlamları

  1. 1.

    doğruluk

    • Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir.— B. Felek
  2. 2.

    gerçeklik

    • Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti.— H. E. Adıvar
  3. 3.

    felsefe

    yalan olmayan, doğru olan şey, doğru, hakikat

    • Esasen bizim için millî varlık ile istiklal ve hürriyet aynı gerçeğin çeşitli cepheleridir.— Mehmet Kaplan
  4. 4.

    sıfat

    yalan olmayan

    • O yürekler acısı fukara kafile, yüzlerinden gerçek acı aka aka ölü arkadaşlarının namazını kıldılar.— Halikarnas Balıkçısı
  5. 5.

    sıfat

    bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel

    • Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur.
  6. 6.

    sıfat

    aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici

    • Gerçek elmas. Gerçek hikâye.
  7. 7.

    sıfat

    asıl, başlıca, temel

    • Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır.— N. Ataç
  8. 8.

    sıfat

    doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan

    • Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek.
  9. 9.

    sıfat

    yapay olmayan

  10. 10.

    sıfatfelsefe

    düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan

  11. 11.

    özel ad

    Bir soyadı.

Dil bilgisi notu

  • gerçek, iki heceli (ger·çek) bir isimdir.
  • Ünlüyle başlayan bir ek aldığında sondaki “k” ünsüzü “ğ” olur: gerçeği, gerçeğe.
  • Son hecesindeki ünlü ince olduğu için ince ünlülü ekler alır: gerçekler.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 11 anlam, 2 atasözü ve 6 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.

Köken

Osmanlı Türkçesi كرچك sözcüğünden nakledildi, o da Eski Anadolu Türkçesi girçek (“doğru”) sözcüğünden nakledildi, girtü (“doğru”), o da Ana Türkçe *kẹr-tü (“doğru”) sözcüğünden. Moğolca гэрээ (geree, “anlaşma”) , гэрч (gerç, “şahit”) ile kıyaslanabilir.

Hâl ve iyelik çekimi

Göster
Hâl çekimi
HâlTekilÇoğul
Yalıngerçekgerçekler
Belirtmegerçeğigerçekleri
Yönelmegerçeğegerçeklere
Bulunmagerçektegerçeklerde
Ayrılmagerçektengerçeklerden
İlgigerçeğingerçeklerin
İyelik ekleriyle
KişiTekilÇoğul
benimgerçeğimgerçeklerim
seningerçeğingerçeklerin
onungerçeğigerçekleri
bizimgerçeğimizgerçeklerimiz
sizingerçeğinizgerçekleriniz
onlarıngerçeğigerçekleri

Atasözleri (2)

Birleşik ve türemiş sözcükler (6)

gerçek dışı, gerçek ufuk, gerçekçi, gerçeklik, gerçekleşmek, gerçel

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…