göz
isim
Kelimeyi anlamak için
Temel anlamı görme organıdır; deyimlerde görme ve bakmayı temsil eder: "göz atmak", "gözü kalmak". Bakış, görüş anlamında da kullanılır. Bir bölmeyi, gözeneği ya da boşluğu anlatır: "çekmecenin gözü", "evin bir gözü". Suyun topraktan çıktığı kaynak da "göz" adıyla anılır.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
Görme organı.
- Gözü iki numara miyop.
- 2.
Bazı deyimlerde, görme ve bakma.
- 3.
Oda
- 4.
Bakış, görüş
- 5.
coğrafya
suyun topraktan kaynadığı yer.
- Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?— T. Buğra
- 6.
boşluk, delik
- Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır.— S. F. Abasıyanık
- 7.
Çekmece
- Boş kaldığı zamanlarda masanın gözünü açıp, oradan dışarıya çıkarmadan, dalgın dalgın kitap okuduğunu görmüş ve bir gün: «Nedir o, Raif Bey?» diye sormuştum.— Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, 1943, 14, Remzi Kitabevi
- 8.
Terazi kefesi
- 9.
Nazar
- 10.
Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı.
- 11.
bitki bilimi
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri.
- 12.
bölüm, hane
- Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
- 13.
tıp
bazı yaraların uç bölümü
- Çıbanın gözü kocaman olmuştu.
- 14.
fişeğin bir parçası
- Sıkının bir gözüne barutu koydu, semerci keçesini harbiyle iyice üzerine sıkıştırdı, sekiz şevrotin üzerine de tapa, sırtlanların kaçtığı yere doğru gelişi güzel son bir kez ateş etti.— Hüseyin Emin YENER, Urla Cennet İken, 2022, 17, Moyes Yayıncılık
Dil bilgisi notu
- göz, tek heceli bir isimdir.
- Son hecesindeki ünlü ince olduğu için ince ünlülü ekler alır: gözler.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 14 anlam, 150 deyim, 11 atasözü ve 116 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi گوز (göz) sözcüğünden devralındı.
Hâl ve iyelik çekimi
Göster
| Hâl | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın | göz | gözler |
| Belirtme | gözü | gözleri |
| Yönelme | göze | gözlere |
| Bulunma | gözde | gözlerde |
| Ayrılma | gözden | gözlerden |
| İlgi | gözün | gözlerin |
| Kişi | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| benim | gözüm | gözlerim |
| senin | gözün | gözlerin |
| onun | gözü | gözleri |
| bizim | gözümüz | gözlerimiz |
| sizin | gözünüz | gözleriniz |
| onların | gözü | gözleri |
Deyimler (150)
- gözünü açmak
- gözünü almak
- gözü olmak
- gözü olmamak
- gözünü yummak
- gözünü bağlamak
- gözünü korkutmak
- gözünün yaşına bakmamak
- gözüne girmek
- gözü su içmemek
- gözü görmez olmak
- gözü kesmemek
- gözü tutmak
- göz almak
- göz açamamak
- göz açıp kapayıncaya kadar
Tümünü göster (150)Daha az göster
- göz açtırmamak
- göz alabildiğine
- göz ardı etmek
- göz atmak
- göz bayılmak
- göz belertmek
- göz berraklaşmak
- göz bitirmek
- göz boyamak
- göz çakmak çakmak
- göz çivilenmek
- göz çukura gitmek
- göz çukura kaçmak
- göz değmek
- göz devirmek
- göz dikmek
- göz doldurmak
- göz doyurmak
- göz dönmek
- göz dönesi
- göz duman kaplamak
- göz dumanlanmak
- göz dünyayı görmemek
- göz düğümlenmek
- göz düşmek
- göz fal taşı gibi açmak
- göz fıldır fıldır etmek
- göz fıldır fıldır olmak
- göz gibi bakmak
- göz gitmek
- göz gönlü açılmak
- göz görmek
- göz görmemek
- göz göz değil
- göz hiçbir şey görmemek
- göz içi gülmek
- göz içine kadar kızarmak
- göz içirmek
- göz inanamamak
- göz ilişmek
- göz ısırmak
- göz kaş süzmek
- göz kamaşmak
- göz kamaştırmak
- göz kan bürümek
- göz kan çanağına dönmek
- göz kanlanmak
- göz kararmak
- göz karasu inmek
- göz kaçırmak
- göz kaymak
- göz kesilmek
- göz kestirmek
- göz kızmak
- göz kin bürümek
- göz korkmak
- göz koymak
- göz kulak olmak
- göz kuyruğuyla bakmak
- göz kırpmadan
- göz kırpmak
- göz kırpmamak
- göz nemlenmek
- göz okşamak
- göz oymak
- göz parlamak
- göz perde kalkmak
- göz sevdalı bürümek
- göz sevdiğim
- göz seveyim
- göz sokmak
- göz sulanmak
- göz süzmek
- göz süzülmek
- göz şıldır şıldır dönmek
- göz şimşek çakmak
- göz şimşeklenmek
- göz takılıp kalmak
- göz tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
- göz tartmak
- göz toprak doyursun
- göz toprağa bakmak
- göz tutmamak
- göz ucuyla bakmak
- göz ucuyla görmek
- göz ucuyla süzmek
- göz uyku girmemek
- göz uyku tutmamak
- göz üstünde kalmak
- göz üstünden ayırmamak
- göz velfecri okumak
- göz yaşarmak
- göz yememek
- göz yıldırmak
- göz yummak
- göz yummamak
- göz yuvalarından fırlamak
- gözüm
- gözünün bebeği gibi sevmek
- gözünün çapağını silmeden
- gözünün feri sönmek
- gözünün içine baka baka
- gözünün içine bakmak
- gözünün kuyruğuyla bakmak
- gözünün önünden ayırmamak
- gözünün önüne gelmek
- gözünün önünü görmemek
- gözünün ucuyla bakmak
- gözü akmak
- gözü alışmak
- gözü almamak
- gözü arkada kalmak
- gözü açılmak
- gözü ayırmamak
- gözü bağlamak
- gözü batmak
- gözü bayıltmak
- gözü büyümek
- gözü büyütmek
- gözü çarpmak
- gözü çıkarmak
- gözü çıkasıca
- gözü dalmak
- gözü değmek
- gözü diken olmak
- gözü dizine dursun
- gözü doymak
- gözü doyurmak
- gözü dört açmak
- gözü düşmek
- gözü görmek
- gözü görmemek
- gözü göz değil
- gözü hırs bürümek
Atasözleri (11)
- gözden ırak olan gönülden de ırak olur
- göz gördüğünü ister
- göz göre göre
- göz görmeyince gönül katlanır
- göze yasak olmaz
- gözüm çıksın
- gözün görsün
- gözün aydın!
- göz var, izan var
- gözü kör olsun
- gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz
Birleşik ve türemiş sözcükler (116)
açgöz, açıkgöz, altıngöz, aynagöz, balıkgözü, bu gözle, cam göz, camgöz, cingöz, çakır göz, çekik göz, çıplak gözle, devegözü, dört göz, eski göz ağrısı, göz açıklığı, göz akı, göz alıcı, göz altı, göz aşısı, göz aşinalığı, göz bağı, göz bağıcı, göz bankası, göz banyosu, göz bebeği, göz bilimi, göz boncuğu, göz çukuru, gözdağı, gözdemiri, göz dikeği, göz dişi, göz doktoru, göz emeği, göz erimi, göz etçiği, göze göz, gözevi, göz göz, göz göze, göz hakkı, göz hapsi, göz kadehi, göz kamaştırıcı, göz kapağı, göz kararı, göz kesesi, göz kuruluğu, göz memesi, göz merceği, göz nuru, göz önü, göz pencere, göz pınarı, göz sevdası, göz taşı, gözyaşı, göz yoklaması, göz yordamıyla, göz yuvarı, göz yuvası, göz zarı yangısı, gözaltı, gözümün nuru, gözü aç, gözü açık, gözü bağlı, gözü dışarıda, gözü doymaz, gözü gönlü tok, gözü kapalı, gözü kara, gözü keskin, gözü pek, gözü sulu, gözü tok, gözü yolda, gözü yüksekte, gümüş göz, gündüz gözüyle, halkalı gözler, horozgözü, ilk göz ağrısı, karagöz, Karagöz, kartalgözü, kedigözü, kem göz, kemer gözü, kene göz, koltuk gözü, koyungözü, kötü göz, kuşgözü, lokma göz, malın gözü, mandagözü, mühür göz, öküzgözü, palamar gözü, paragöz, patlak göz, petek göz, sarıgöz, sığırgözü, sulu göz, süzgün göz, tepegöz, tepegözler, torpido gözü, turnagözü, tütsü gözü, uyur göz, yalıngöz, yüz göz
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…