kadar
diğerka·dar/ka.ˈdaɾ/
Kelimeyi anlamak için
Ölçü, derece ve sınır bildiren bir edattır. Karşılaştırmada "o kadar", "senin kadar uzun" gibi eşitlik anlatır; bir şeyin büyüklüğünü de belirtir: "ceviz kadar". Zaman ve yer bildiren sözlerle bir sınırı gösterir: "akşama kadar", "köye kadar". Yaklaşık miktar için de kullanılır: "on kişi kadar geldi". Önündeki ad genellikle yönelme ekini alır.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
Ölçüsünde, derecesinde; kadarınca.
- Zavallının ölümüne, emektar bir kedinin ölümü kadar ehemniyet vermemişlerdi.— Reşat Nuri GÜNTEKİN, Damga, 1966, 26, İnkılâp ve Aka Kitabevleri
- 2.
Büyüklüğünde, genişliğinde, miktarında.
- O, siyah fistanının göğsünde, daha doğrusu uzun ve kemiksiz boynuna çok yakın bir yerinde, bir kırmızı turp kadar büyük memeleri, güneşten uçları sararmış saçları, yüzünün esmerliğine nazaran fevkalade beyaz, muntazam çıplak ayakları ile bir kış gecesi rüyama girdi.— Sait Faik ABASIYANIK, Bohça, Varlık, 37, 1935
- 3.
dek.
- 4.
gibi
- 5.
Bir şeyin, kıyaslandığı diğer bir şey ölçüsünde, derecesinde veya büyüklüğünde olduğunu anlatan bir söz; denli, derece.
- 6.
Zaman bildiren kelimelerden sonra süre belirten bir söz.
- 7.
“Aşağı yukarı, yaklaşık” anlamında bir niceliğin miktarını tahminî olarak belirten söz.
- 8.
-mış ekli sıfat-fiillerden sonra geldiğinde “gibi” anlamı taşıyan bir söz.
- 9.
zarf
Miktarda, derecede.
Dil bilgisi notu
- kadar, iki hecelidir (ka·dar).
- Sözlükte bu maddeye bağlı 9 anlam, 8 deyim ve 1 atasözü bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi قدر, Arapça قَدْر (ḳadr).
Deyimler (8)
- ağzına kadar
- avazı çıktığı kadar bağırmak
- bacak kadar boyu var türlü türlü huyu var
- cehenneme kadar yolu var
- gözlerinin içine kadar kızarmak
- iliklerine kadar ıslanmak
- kazık kadar
- olduğu kadar
Atasözleri (1)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…