İçeriğe geç
2Wsözlük

kalmak

fiilkal·mak

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, bir yerde ya da durumda değişmeden sürmektir. Bir yerde konaklamak, oturmak, yaşamak ("otelde kalmak") buradan gelir. Bir miktarın geriye artması da "kalmak"tır: "cebimde beş lira kaldı", "sınava iki gün kaldı". Bir eylemin yarıda ya da bir durumun sürmesi için de kullanılır: "yarım kalmak", "aç kalmak". Yer bildiren "-de" ile sık görülür.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek

    • Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı.— T. Buğra
  2. 2.

    zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak

    • Arabada yalnız dört çocuk kalmıştı.— O. C. Kaygılı
  3. 3.

    konaklamak, konmak

    • Limandaki otelde kalıyorum, o bilir.— Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, 2020, 24, İletişim Yayınları
  4. 4.

    oturmak, yaşamak, eğleşmek

    • Tam beş sene benimle beraber kaldı.— S. F. Abasıyanık
  5. 5.

    eğleşmek

  6. 6.

    hayatını sürdürmek, yaşamak

    • O aileden bir bu çocuk kaldı.
  7. 7.

    varlığını korumak, sürdürmek

    • Eniştemizin iptidai kalmış huyları da vardı.— A. Ş. Hisar
  8. 8.

    oyalanmak, vakit geçirmek

    • Kısa bir süre tezgâhın önünde kaldı.— N. Cumalı
  9. 9.

    sınıf geçememek

    • Çocukların içinde kalanlar da var geçenler de.
  10. 10.

    işlemez, yürümez duruma gelmek

    • Araba yarı yolda kaldı.
  11. 11.

    ileriye atılmak, ertelenmek

    • Mahkeme ayın on sekizine kaldı.— S. F. Abasıyanık
  12. 12.

    bir şeyle kaplanmak

    • Oda duman içinde kaldı.
  13. 13.

    bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek

    • Bugün iş maddesinde kaldık.
  14. 14.

    hukuk

    miras olarak geçmek

    • Moruk öldüğünde yalı kuzenlere yeğenlere kalacak, onlar da paylaşamayıp satacaklar, yerine apartman diktirecekler diye üzülür dururdu annem öteden beri.— Pınar KÜR, Asılacak Kadın, 1983, 99, Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi
  15. 15.

    yapmamak

    • Misafir geldi, gezmeden kaldık.
  16. 16.

    belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak

    • Refika, valide, iki kerime kaldık mı biz iki bin kuruş tekaüt maaşına.— H. Taner
  17. 17.

    yetinmek

    • Yalnız dayak atmakla kalmadı, onu işinden de çıkardı.
  18. 18.

    sınırlanmak

    • Amasya'da iken karşılaştığımız vaziyet yalnız Şeyh Recep Vakası ile kalmadı.— Atatürk
  19. 19.

    herhangi bir durumu sürdürmek

  20. 20.

    olmak, herhangi bir durumda bulunmak

    • Fatma'nın yemek çantası olmasaydı dün aç kalmıştık.— F. R. Atay
  21. 21.

    kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur

    • Ona utanmadan iftira eden o adama elinde delil olmamasından dolayı bakakalmıştı.
    • Patlamayı duyanlar korkudan donakalmıştı.
    • Yapabileceğini aklıma getiremediğim o cambazlıklarını görünce şaşakalmıştım.

Dil bilgisi notu

  • kalmak, iki heceli (kal·mak) bir fiildir.
  • Fiil kökü “kal-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: kalıyor, kaldı, kalacak, kalır.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 21 anlam, 18 deyim ve 6 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.

Köken

Eski Türkçe [alfabe isteniyor] (kal-, “kalmak, durmak, artakalmak”) fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe (sadece) [alfabe isteniyor] (kōl-, “ayakta durmak”) fiili ile eş kökenlidir.

Fiil çekimi

Göster
Fiil çekimi
Kip / zamanbensenobizsizonlar
Şimdiki zamankalıyorumkalıyorsunkalıyorkalıyoruzkalıyorsunuzkalıyorlar
Görülen geçmiş zamankaldımkaldınkaldıkaldıkkaldınızkaldılar
Öğrenilen geçmiş zamankalmışımkalmışsınkalmışkalmışızkalmışsınızkalmışlar
Gelecek zamankalacağımkalacaksınkalacakkalacağızkalacaksınızkalacaklar
Geniş zamankalırımkalırsınkalırkalırızkalırsınızkalırlar
İstek kipikalayımkalasınkalakalalımkalasınızkalalar
Şart kipikalsamkalsankalsakalsakkalsanızkalsalar
Gereklilik kipikalmalıyımkalmalısınkalmalıkalmalıyızkalmalısınızkalmalılar
Emir kipi–kalkalsın–kalınkalsınlar
Olumsuz görülen geçmişkalmadımkalmadınkalmadıkalmadıkkalmadınızkalmadılar

Deyimler (18)

Tümünü göster (18)

Birleşik ve türemiş sözcükler (6)

bakakalmak, donakalmak, kalakalmak, oturakalmak, şaşakalmak, uyuyakalmak

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…