kulak
isimku·lak/kʰuˈɫ̪äkʰ/
Kelimeyi anlamak için
kulak, Türkçede bir isimdir. Temel anlamı: “kulak kepçesi, işitme kanalı, kulak zarı, çekiç kemiği, örs, üzengi kemiği, kulak salyangozundan oluşan işitme organı”. Bunun dışında 13 anlamı daha vardır; tarım, mimarlık ve müzik alanlarında da kullanılır. 37 deyim ya da atasözünde geçer.
Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.
Anlamları
- 1.
anatomi
kulak kepçesi, işitme kanalı, kulak zarı, çekiç kemiği, örs, üzengi kemiği, kulak salyangozundan oluşan işitme organı
- Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum.— H. C. Yalçın
- 2.
bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü
- Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu.— H. E. Adıvar
- 3.
balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri
- 4.
tarım
saban kulağı
- 5.
mimarlık
duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı
- 6.
müzik
telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu
- 7.
coğrafya
akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri
- 8.
seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği
- 9.
koltuk gibi mobilyaların kolçağı.
- Oturduğu berjer koltuğun kulaklarından birini başını dayamış, kollarını kucağında kavuşturmuş bir halde Zehra'nın yüzüne muzip bir masal anlatmışçasına, hastalıklı denebilecek bir bakışla bakıyor, Zehra'nın tepkisini görmek istiyordu.— Murathan Mungan, Beşpeşe, 2011, 52, Metis Yayınları
- 10.
Radyo frekansını ayarlayan düğme
- Kalkıp radyonun yeşil kulağını çevirdi.— Ahmet BÜKE, İzmir Postası'nın Adamları, 2004, 44, Kanat Yayınları
- 11.
Musluğu açıp kapamaya yarayan düzenek
- Tahta oturakların üzerine çökmüş diğerleri, arabalardan aldıkları balonların büzük ağızlarını musluklara dayıyor ve metal kulakları çeviriyorlardı.— Ahmet BÜKE, İzmir Postası'nın Adamları, 2004, 48, Kanat Yayınları
- 12.
varlıklı Rus köylüsü
- 13.
özel ad
Afyonkarahisar ili Şuhut ilçesine bağlı bir köy.
- 14.
özel ad
Mersin ili Tarsus ilçesine bağlı bir köy.
Dil bilgisi notu
- kulak, iki heceli (ku·lak) bir isimdir.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 14 anlam, 36 deyim, 1 atasözü ve 10 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi قولاق (kulak) sözcüğünden devralındı
Deyimler (36)
- baca kulağı
- deniz kulağı
- devede kulak
- dış kulak
- göz kulak olmak
- iç kulak
- kepçe kulak
- kulağı tıkalı
- kulağını çınlatmak
- kulağını çekmek
- kulağına küpe olmak
- kulağına kar suyu kaçmak
- kulak altı bezi
- kulak kabartmak
- kulak kepçesi
- kulak misafiri olmak
Tümünü göster (36)Daha az göster
- kulak tırmalamak
- kulak arkası etmek
- kulak çivisi
- kulak davulu
- kulağı delik
- kulak demiri
- kulak dolgunluğu
- kulak erimi
- kulak kulağa
- kulak memesi
- kulak misafiri
- kulak salyangozu
- kulak tıkacı
- kulak tırmalayıcı
- kulak zarı
- kulakdavulu
- kulakları dolmak
- orta kulak
- saban kulağı
- sevincinden ağzı kulaklarına varmak
Atasözleri (1)
Birleşik ve türemiş sözcükler (10)
kulaktozu, aslankulağı, ayıkulağı, denizkulağı, eşekkulağı, farekulağı, filkulağı, kuzukulağı, sıçankulağı, tavşankulağı
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…