ocak
isimo·cak
Kelimeyi anlamak için
ocak, Türkçede bir isimdir. Temel anlamı: “Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer”. Bunun dışında 17 anlamı daha vardır; mimarlık, işletme ve tarım alanlarında da kullanılır. Bazı yörelerde da kullanılır. 21 deyim ya da atasözünde geçer.
Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.
Anlamları
- 1.
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer
- Üç balıkçı güneş batarken kumların üzerine iki taştan bir ocak yaptılar ve ateş yaktılar.— Halikarnas Balıkçısı
- 2.
mimarlık
şömine.
- Ocağın önünde oturup acayip bir dikkatle odunların yanışına bakar.— Y. K. Karaosmanoğlu
- 3.
Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet
- Anlaşılan çamaşırcı giderken ocağı tam söndürmemiş olacak.— H. Taner
- 4.
işletme
Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer, kahve
- Kibar'ın dikkati olmasa giderken sabah akşam tost yiyip çay içtikleri ocağa da borç takmış olacaklardı.— Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, 2014, 82, Can Sanat Yayınları
- 5.
Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer
- Mermer ocağı. Kömür ocağı.
- 6.
tarım
Bahçelerde ve bostanlarda her tür meyve ve sebze ekimine ayrılmış, çevresinden biraz yükseltilmiş toprak çukuru
- Mustafa, arkasına güçlü kuvvetli bir kadın takmış, üç evleğine çizgiler, ocaklar açıyordu.— S. F. Abasıyanık
- 7.
Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer
- Başlangıçtan beri burası bir vatansever ocağı idi.— F. R. Atay
- 8.
Yılın birinci ayı, kânunusani
- Ocak ayını sevmem, oldum olası.— B. Felek
- 9.
tarih
Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri
- 10.
Ev, aile, soy
- Ey kurumuş sarı ota can verici Yaradan!/Sen yavrumu ıssız kalan ocağıma bağışla;/Yetimimin mezarında yaş saçtırma bu dula.— Mehmet Emin YURDAKUL, Türk Sazı, 1979, 14, Atlas Kitabevi
- 11.
yöresel
Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile.
- 12.
Bir şeyin en çok bulunduğu veya yapıldığı yer
- 13.
Toprak altındaki su kanallarının toprak üzerine açılan ve bir kapakla örtülü bulunan deliği.
- 14.
özel ad
Bir erkek adı.. ocak.
- 15.
özel ad
Erzincan ili Kemaliye ilçesine bağlı köy
- 16.
özel ad
Erzurum ili Ilıca ilçesine bağlı köy
- 17.
özel ad
Rize ili Pazar ilçesine bağlı köy
- 18.
özel ad
Trabzon ili Yomra ilçesine bağlı köy
Dil bilgisi notu
- ocak, iki heceli (o·cak) bir isimdir.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 18 anlam, 19 deyim ve 2 atasözü bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi اوجاق sözcüğünden devralındı. Ana Türkçe *ōtčak sözcüğünden devralındı. od *ōt'tan geliyor
Deyimler (19)
- ocağı batmak
- ocağı kör kalmak
- ocağına düşmek
- ocağına incir dikmek
- ocağına darı dikmek
- ocağına incir ekmek
- ocağına darı ekmek
- ocağına su dökmek
- ocağını yeşertmek
- ocağın yansın
- ocağın sönsün
- ocağın yıkılsın
- ocağı sönmek
- ocağı tütmek
- ocağı uyarmak
- ocağı yanmak
Tümünü göster (19)Daha az göster
- ocak açmak
- ocak bastırmak
- ocak yıkmak
Atasözleri (2)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…