oturmak
fiilo·tur·mak
Kelimeyi anlamak için
Temel fikir, ağırlığı kalçaya vererek gövde dik biçimde yerleşmektir: "sandalyeye oturmak". Bu yerleşme fikrinden bir yerde sürekli yaşamak ("İzmir'de oturmak") ve bir durumda bir süre kalmak anlamları çıkar. Bir giysinin ya da parçanın tam uyması da "oturmak"tır: "ceket üstüne oturdu". İş yapmadan boş durmak için de kullanılır. Oturulan şey "-e", yaşanılan yer "-de" ile verilir.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
- Az önce silindiği belli, kurumaya yüz tutmuş, üzerinde yol yol izler bulunan bir masanın başına, tahta bir sıraya oturdun.— Erdal Öz, Yaralısın, 1983, 5, Can Sanat Yayınları
- 2.
bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
- Hep istemişti: Giderse ilk işi Attila İlhan'ın her zaman oturduğu pastaneye uğramak olacaktı.— Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, 2026, İletişim Yayınları
- 3.
uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
- 4.
bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
- Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar.— B. Felek
- 5.
herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
- Gök mavi bir çadır olmuş, dağlara oturmuştu— Ümit KAFTANCIOĞLU, Altın Ekin, 2022, 108, Dinozor Genç
- 6.
hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
- Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı— ?
- 7.
toprağın veya bir yapının çökmesi, aşağı inmesi
- Akhisar alluvyonlar (yığılma topraklar) üzerindedir. Yüz binlerce yıldanberi bu toprakların sıkışıp oturdukları düşünülürse yapılarının kayalara nazaran dört misli bir sarsılmaya mâruz kalabilecekleri anlaşılır.— Ekmel İZDEM, Dünkü - Bugünkü Akhisar, 1944, 50, Ülkü Basımevi
- 8.
biriyle beraber yaşamak
- O günden beri enişte beyle oturuyorum.— S. M. Alus
- 9.
bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
- 10.
yer almak, geçmek
- Valilik makamına oturdu.
- 11.
benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
- Oyun otursun diye bir kez önemsiz kişiler karşısında oynamak, sonra eleştirmenlerin karşısına çıkmak yeni moda olmuştu.— Pınar KÜR, Küçük Oyuncu, 2004, 5, Everest Yayınları
- 12.
belli bir yörüngede dönmeye başlamak
- Uydu yörüngeye oturdu.
- 13.
sıvı tortuların dibe çökmesi, dipte toplanması
Dil bilgisi notu
- oturmak, üç heceli (o·tur·mak) bir fiildir.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 13 anlam ve 7 deyim bulunur.
Köken
Eski Türkçe
Deyimler (7)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…