İçeriğe geç
2Wsözlük

parlamak

fiilpar·la·mak

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, ışık saçmak ya da ışığı yansıtarak parıldamaktır: "güneşte parlayan su". Tutuşup alev almak da "parlamak"tır: "ateş birden parladı". Mecazda ün kazanmayı ve mevkice yükselmeyi anlatır: "genç yaşta parlayan bir yazar". Birden öfkelenmek de bu fiille söylenir: "bir anda parladı".

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    parıldamak

    • O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak. O benimdir, o benim milletimindir ancak.— M. A. Ersoy
  2. 2.

    fizik

    Bir ışık kaynağından gelen ışınları yansıtmak; delepmek.

    • Ayna parlıyor.
  3. 3.

    Tutuşup alev çıkarmak

    • Pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi.— B. Felek
  4. 4.

    (mecaz) Mevkisi yükselmek

    • Nüfuzlu akrabasından yardım ve kendi mizaçgirliği sayesinde bir iki senede parlamış, büyük bir hariciye memuru olmuş.— R. N. Güntekin
  5. 5.

    Ün, san kazanmak, herkesçe tanınmak, meşhur olmak

    • Örneğin 19. yüzyıl sonlarında parlayan Beyoğlu'nun Batı tarzı eğlence hayatı edebiyatımızda ahlâk açısından eleştirilmiştir.— Berna MORAN, Bir Huzursuzluğun Romanı: Huzur, Birikim, 46-47, 1978-1979, 118
  6. 6.

    mecaz

    birdenbire öfkelenmek

  7. 7.

    (mecaz) Ortaya çıkmak

    • Feride'nin yüzünde bir çocuk sevinci parladı.— R. N. Güntekin

Dil bilgisi notu

  • parlamak, üç heceli (par·la·mak) bir fiildir.

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…