savurmak
fiil
Kelimeyi anlamak için
Temel fikir, bir şeyi havaya atıp dağıtmaktır: "harmanı savurmak". Rüzgârın bir şeyi uçurup altüst etmesi, bir şeyi kaldırıp fırlatmak ve şiddetle sallamak bu fikirden gelir: "kılıç savurmak". Mecazda düşünmeden yalan, küfür ya da tehdit söylemeyi anlatır: "tehdit savurmak". Parayı çarçur etmek de bu fiille anlatılabilir.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
Havaya atıp dağıtmak, saçmak
- İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır.— Necip Fazıl Kısakürek
- 2.
Rüzgâr şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak, dağıtmak
- 3.
kaldırıp atmak, fırlatmak
- Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu.— Nazlı Eray
- 4.
şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak
- Kılıç savurmak. Değnek savurmak.
- 5.
bir sıvının havalanmasını veya kaynayan sıvının taşmasını önlemek, soğutmak amacıyla alıp yine kendi kabına dökmek
- Sarnıcın suyunu savurmak.
- 6.
sallamak, uçurmak, dalgalandırmak
- Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı.— Peyami Safa
- 7.
yalan, küfür vb. söylemek
- Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti.— Haldun Taner
- 8.
(mecaz) boşuna ve çok miktarda harcamak, israf etmek
- Paraları savurmak.
Dil bilgisi notu
- Sözlükte bu maddeye bağlı 8 anlam ve 3 deyim bulunur.
Deyimler (3)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…