sıkıştırmak
fiil
Kelimeyi anlamak için
Temel fikir, bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak ya da gevşek şeyleri birbirine yaklaştırıp sıkılaştırmaktır: "bavula eşyaları sıkıştırmak". Bir şeyin ezilmesine yol açmak da buradan gelir: "parmağını kapıya sıkıştırmak". Mecazda birini kaçamayacağı biçimde kıstırmayı ve bir şeyi yapması için zorlamayı anlatır: "onu sorularla sıkıştırdı". Birine gizlice bir şey tutuşturmak da bu fiille söylenir.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
- Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti.— N. Cumalı
- 2.
bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
- 3.
gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek
- 4.
İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar. - R. N. Güntekin
- 5.
bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- Masanın altından bacağımı sıkıştırmadığı kaldı, bir tek.— Pınar KÜR, Küçük Oyuncu, 2004, 177, Everest Yayınları
- 6.
ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak
- Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar.— R. H. Karay
- 7.
kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak
- Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş.— M. Ş. Esendal
- 8.
zorlamak
- Bahçıvanı sıkıştırınca sabah buranın anahtarını aldığını öğrendim ve...— Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, 2020, 186, İletişim Yayınları
- 9.
sarkıntılık etmek
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…