İçeriğe geç
2Wsözlük

sürmek

fiil

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

Temel fikir, bir şeyi önüne katıp ileri doğru götürmek ya da itmektir: "araba sürmek", "koyunları sürmek". Bir işin ya da durumun devam etmesi de "sürmek"tir: "toplantı iki saat sürdü". Bir şeyi bir yüzeye dokundurup yaymak ("ekmeğe tereyağı sürmek") ve birini ceza olarak başka bir yere göndermek de bu fiille anlatılır.

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.

Anlamları

  1. 1.

    At, araba vb. için yönetip yürütmek, sevk etmek

  2. 2.

    Başlamış bir işin veya durumun devam etmesi.

    • Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.— Anayasa
  3. 3.

    önüne katıp götürmek

    • Koyunları sürmek.
  4. 4.

    uzatmak, ileri doğru itmek

    • Herkesin hatırını sorar, sevdiklerinin kahvesini bakır cezveyi mangala sürüp eliyle pişirirdi.— Ahmet BÜKE, İzmir Postası'nın Adamları, 2004, 9, Kanat Yayınları
  5. 5.

    dokundurmak, değdirmek

    • Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim.— H. C. Yalçın
  6. 6.

    hukuk

    oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek

    • Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler.— Y. Z. Ortaç
  7. 7.

    bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek

    • Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor.— R. H. Karay
  8. 8.

    ticaret

    bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak

    • Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler.— H. R. Gürpınar
  9. 9.

    yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak

  10. 10.

    herhangi bir durum içinde bulunmak

    • Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu.— Y. Z. Ortaç
  11. 11.

    tarım

    pulluk veya sabanla toprağı işlemek

    • Ayağımızın altında sürülmüş toprak olduğu anlaşılıyordu.— Ümit KAFTANCIOĞLU, Altın Ekin, 2022, 40, Dinozor Genç
  12. 12.

    olmaya devam etmek

    • Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum.— A. Gündüz
  13. 13.

    zaman geçmek

    • Çok sürmez, her şey düzelir.
  14. 14.

    zaman almak

    • Evden buraya yürümeyle beş dakika sürmez.— Özgür ÇIRAK, Biz de Yarın Güleriz, 2024, 27, İletişim Yayınları
  15. 15.

    bitki bilimi

    bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek

    • Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı.— R. H. Karay
  16. 16.

    olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak

  17. 17.

    Kovmak, kovalamak, uzaklaştırmak

  18. 18.

    Pencere, kafes kanatları bir tarafa iterek açmak veya kapamak.

Dil bilgisi notu

  • Sözlükte bu maddeye bağlı 18 anlam ve 8 deyim bulunur.

Deyimler (8)

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…