taramak
fiil
Kelimeyi anlamak için
Temel fikir, tarakla tellerin arasını ayırıp karışıklığı gidermektir: "saçını taramak". Bu düzenli tarama hareketi, bir yeri ya da şeyi baştan sona dikkatle incelemeye genişler: "arşivi taramak", "bölgeyi taramak". Toprağı tırmıkla ayıklamak, taş yüzeyini işlemek ve silahla bir alana sürekli ateş açmak da bu fiille anlatılır. Belirtme durumundaki nesneyle kullanılır.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu.— Yaşar Kemal
- 2.
Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak
- Birdenbire uzun bir ışık sol tarafımızdaki sırtları taradı.— Halide Edip Adıvar
- 3.
Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraktan geçirmek; taraklamak.
- 4.
Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek.
- 5.
Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek.
- 6.
Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
- Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler.— Haldun Taner
- 7.
mecaz
Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek
- 8.
mecaz
Dikkatle bakmak, gözden geçirmek; süzmek.
- 9.
bilişim
Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resimleri veya yazıları sayısal ortama aktarmak.
- 10.
tıp
Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme.
- 11.
tıp
Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılan inceleme.; Bir resmin bir bölümü üzerine çizgilerle koyuluk vermek.
Köken
Türkçe
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…