tutturmak
fiil
Kelimeyi anlamak için
Tutturmak, bir şeyin tutmasını, yerinde kalmasını sağlamaktır: "kâğıtları zımbayla tutturmak". Hedefe tam vurmak da tutturmaktır: "doğru tahmini tutturdu". Bir işe başlayıp sürdürmeyi anlatır: "yanlış yol tutturmak". Gündelik dilde çok sık, bir şeyde inatla diretmek anlamında kullanılır: "çocuk oyuncak diye tutturdu".
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
tutmasını sağlamak
- 2.
bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak
- Urumeli Hisarı'na oturmuşum. Oturmuş da bir türkü tutturmuşum.— O. V. Kanık
- 3.
aklına koyup direnmek, ısrar etmek
- Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor.— M. Ş. Esendal
- 4.
çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak
- 5.
hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek
- Taşı fırlattı ama tutturamadı.— Halikarnas Balıkçısı
- 6.
takip etmek
- Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi.— M. Ş. Esendal
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…