tutulmak
fiil
Kelimeyi anlamak için
"Tutmak"ın edilgen biçimidir; ilk anlamı tutma işine konu olmaktır. Bedenin bir yerinin hareket edemez olması da buradan gelir: "belim tutuldu", "dili tutuldu". Ay ya da Güneş'in görünmez hâle gelmesi "tutulma" olayıdır. Mecazda bir şeyin beğenilip yaygınlaşması ("bu şarkı çok tutuldu") ve birine tutkun olmak anlamı kazanır: "ona tutuldu".
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; editör incelemesi beklemektedir.
Anlamları
- 1.
tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
- Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu.— Ercüment Ekrem Talu
- 2.
Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
- 3.
ünlü olmak, meşhur olmak
- 4.
tutuk duruma gelmek
- 5.
kapatılmak, sarılmak
- Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler— İhsan Oktay Anar
- 6.
bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
- Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı.— Halikarnas Balıkçısı
- 7.
birine tutkun olmak, sevmek
- Nasıl olur diyeceksin, tanımadığın bir adama bir anda böyle ateş gibi tutulmak.— İpek s. Burnett, Romancı, 2013, 109, Yapı Kredi Yayınları
- Bu zarif adam kendi hislerine ilişkin tek bir söz etmese de, Nesrin'in adını anışında yüzünün parlayışından, gözlerinin renginin iyice açılarak parlak bir sarıya dönüşmesinden gitgide ona sırılsıklam tutulduğunu biliyordum.— Nalân KİRAZ, Gölgeli Konak, 2014, 111, Alakarga Sanat Yayınları
- 8.
(hastalığa) yakalanmak
- Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu.— Necati Cumalı
- 9.
spor
takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak
Dil bilgisi notu
- Sözlükte bu maddeye bağlı 9 anlam ve 3 deyim bulunur.
Deyimler (3)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…