vurmak
fiilvur·mak
Kelimeyi anlamak için
vurmak, Türkçede bir fiildir. Temel anlamı: “Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek”. Bunun dışında 25 anlamı daha vardır. Argoda da kullanılır. 8 deyim ya da atasözünde geçer.
Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.
Anlamları
- 1.
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek
- 2.
Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
- Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor.— Refik Halit Karay
- 3.
Etkisi bir yere kadar ulaşmak.
- Bu arada da meyhanenin içinden Rezzan'ın küfürleri ve onu zapt etmeye çalışanların yaygaraları sokağa vuruyordu.— Oktay GÜZELOĞLU, Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, 1997, 81, Hiç Yayınları
- 4.
Duyulmak, hissedilmek
- 5.
Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek
- Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur.— Refik Halit Karay
- 6.
Olumsuz yönde etkilemek
- 7.
Hızla değmek, çarpmak.
- Hani şu kapıdan girince sıcak hava şöyle bir vurmuyorsa yüzüne, ev ev olur mu ki sahiden?— Elif Nur AYBAŞ, Çocukluk Ormanına Altı Olta, 2021, 7, Varlık Yayınları
- 8.
Bir yere bir şey sürmek
- 9.
Takmak, koymak, bağlamak
- Vardiya çavuşuna güvenlik direklerini neden çapraz vurduğunu sordu.— Faruk EREM, Bir Ceza Avukatının Anıları, 1996, 55, Çark Kitabevi Yayınları
- 10.
Bağlamak, ilişkilendirmek.
- Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar.— Refik Halit Karay
- 11.
Olduğundan başka biçimde görünmek
- 12.
Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak.
- Nitekim onu görür görmez jileti vurdu bileğine. Kan fışkırdı.— Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, 2026, 156, İletişim Yayınları
- 13.
Uygulamak, basmak, koymak.
- 14.
Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak.
- 15.
Amaçladığı şeye rast getirmek.
- 16.
Silahla yaralamak, öldürmek.
- şahan'ı vurdular yirmi yaşında köprü başında— Attilâ İLHAN, Duvar, 1959, Dost Yayınları
- 17.
Dokunmak, hasta etmek.
- Dağ yolunun virajları mideme vurduğundan yol boyunca kustum.— Semrin ŞAHİN, Kır Evi, Notos, 105, 107
- 18.
Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek.
- 19.
Kalp atmak, çarpmak.
- 20.
Piyango vb. çıkmak, isabet etmek.
- 21.
Desteklemek, dayamak.
- 22.
Koymak, yerleştirmek.
- 23.
Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak.
- 24.
Tavla oyununda pulu kırmak.
- 25.
Manevi olarak yaralamak.
- 26.
argoargo
Bir yeri soymak; yasa dışı ya da haksız yoldan büyük para kazanmak.
Argoda bir yeri soymak ya da yasa dışı, haksız yoldan büyük para elde etmek anlamında kullanılır. Suç haberlerinde ve sokak dilinde geçer.
- Gece kuyumcuyu vurup kaçmışlar.
Dil bilgisi notu
- vurmak, iki heceli (vur·mak) bir fiildir.
- Fiil kökü “vur-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: vuruyor, vurdu, vuracak, vurur.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 26 anlam, 7 deyim, 1 atasözü ve 4 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.
Fiil çekimi
Göster
| Kip / zaman | ben | sen | o | biz | siz | onlar |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Şimdiki zaman | vuruyorum | vuruyorsun | vuruyor | vuruyoruz | vuruyorsunuz | vuruyorlar |
| Görülen geçmiş zaman | vurdum | vurdun | vurdu | vurduk | vurdunuz | vurdular |
| Öğrenilen geçmiş zaman | vurmuşum | vurmuşsun | vurmuş | vurmuşuz | vurmuşsunuz | vurmuşlar |
| Gelecek zaman | vuracağım | vuracaksın | vuracak | vuracağız | vuracaksınız | vuracaklar |
| Geniş zaman | vururum | vurursun | vurur | vururuz | vurursunuz | vururlar |
| İstek kipi | vurayım | vurasın | vura | vuralım | vurasınız | vuralar |
| Şart kipi | vursam | vursan | vursa | vursak | vursanız | vursalar |
| Gereklilik kipi | vurmalıyım | vurmalısın | vurmalı | vurmalıyız | vurmalısınız | vurmalılar |
| Emir kipi | – | vur | vursun | – | vurun | vursunlar |
| Olumsuz görülen geçmiş | vurmadım | vurmadın | vurmadı | vurmadık | vurmadınız | vurmadılar |
Deyimler (7)
Atasözleri (1)
Birleşik ve türemiş sözcükler (4)
vurkaç, vurtut, başvurmak, dışa vurum
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…