yapmak
fiilyap·mak/jap.ˈmak/
Kelimeyi anlamak için
yapmak, Türkçede bir fiildir. Temel anlamı: “Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek”. Bunun dışında 22 anlamı daha vardır; dil bilgisi alanlarında da kullanılır. Argoda da kullanılır. 9 deyim ya da atasözünde geçer.
Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.
Anlamları
- 1.
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek.
- 2.
"Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır." - Çetin Altan
- 3.
Olmasına yol açmak.
- 4.
Yol almak.
- 5.
Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek.
- Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım.— Refik Halit Karay
- 6.
Bir dileği, bir isteği yerine getirmek; uygulamak, ifa etmek.
- Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu.— Sermet Muhtar Alus
- 7.
Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek.
- Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım.— Refik Halit Karay
- 8.
Düzenli bir duruma getirmek.
- 9.
üretmek
- 10.
Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak.
- 11.
Salgılamak, çıkarmak.
- 12.
Dışkı çıkarmak.
- 13.
gerçekleştirmek
- 14.
"İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır." - Yusuf Ziya Ortaç
- 15.
Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek.
- 16.
Evlendirmek
- 17.
Bu kızı sana yapacağız.
- 18.
dil bilgisi
(yardımcı fiil olarak) Bir durum yaratmak.
- Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı.— Nezihe Araz
- 19.
dil bilgisi
(yardımcı fiil olarak) Edinmek, sahip olmak.
- 20.
dil bilgisi
(yardımcı fiil olarak) Bir kimseye bir meslek kazandırmak, birini yetiştirmek.
- Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı.— Haldun Taner
- 21.
Davranmak, hareket etmek.
- 22.
olmak
- 23.
argo
Cinsel ilişkiye girmek.
- Bir gün çayırlıkta "Gel Selim birbirimizi yapalım" dedi , ben de kabul ettim. Zaten kızlara karşı içimde hiçbir his yoktu. Erkeklere karşı daha çok ilgi duyuyordum.— Oktay GÜZELOĞLU, Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, 1997, 73, Hiç Yayınları
- Hamalın biri öz oğlunu yapmış.— Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, 2014, 305, Can Sanat Yayınları
Dil bilgisi notu
- yapmak, iki heceli (yap·mak) bir fiildir.
- Fiil kökü “yap-” biçimindedir. Üçüncü tekil kişide: yapıyor, yaptı, yapacak, yapar.
- Sözlükte bu maddeye bağlı 23 anlam, 9 deyim ve 4 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.
Köken
Osmanlı Türkçesi یاپمق (yapmak) sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *yap- sözcüğünden devralındı.
Fiil çekimi
Göster
| Kip / zaman | ben | sen | o | biz | siz | onlar |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Şimdiki zaman | yapıyorum | yapıyorsun | yapıyor | yapıyoruz | yapıyorsunuz | yapıyorlar |
| Görülen geçmiş zaman | yaptım | yaptın | yaptı | yaptık | yaptınız | yaptılar |
| Öğrenilen geçmiş zaman | yapmışım | yapmışsın | yapmış | yapmışız | yapmışsınız | yapmışlar |
| Gelecek zaman | yapacağım | yapacaksın | yapacak | yapacağız | yapacaksınız | yapacaklar |
| Geniş zaman | yaparım | yaparsın | yapar | yaparız | yaparsınız | yaparlar |
| İstek kipi | yapayım | yapasın | yapa | yapalım | yapasınız | yapalar |
| Şart kipi | yapsam | yapsan | yapsa | yapsak | yapsanız | yapsalar |
| Gereklilik kipi | yapmalıyım | yapmalısın | yapmalı | yapmalıyız | yapmalısınız | yapmalılar |
| Emir kipi | – | yap | yapsın | – | yapın | yapsınlar |
| Olumsuz görülen geçmiş | yapmadım | yapmadın | yapmadı | yapmadık | yapmadınız | yapmadılar |
Deyimler (9)
- yapıp etmek
- yapma
- yapma yahu
- yapmadığı kalmamak
- yapmadığını bırakmamak
- yaptığı hayır, ürküttüğü kurbağaya değmemek
- yaptığı yanına kalmamak
- yaptığı yanına kâr kalmamak
- habbeyi kubbe yapmak
Birleşik ve türemiş sözcükler (4)
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…