İçeriğe geç
2Wsözlük

yemek

isimye·mek/jɛ.ˈmɛc/

+ Anlam öner

Kelimeyi anlamak için

yemek, Türkçede bir isimdir. Temel anlamı: “karın doyurma, yemek yeme işi”. Bunun dışında 19 anlamı daha vardır. Argoda da kullanılır. Kaba sayılan bir kullanımı vardır; bağlamına dikkat edilmelidir. 15 deyim ya da atasözünde geçer.

Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.

Anlamları

  1. 1.

    karın doyurma, yemek yeme işi

    • Yemekten sonra gocuğuna sarar, yatırırdı beni.— Necati Cumalı
  2. 2.

    yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek; ekmek, taam

    • Tencerenin kapağını kaldırdı, güzelce pişirdiği nohut yemeğinden iki üç kaşık koydu, mavi çinili tabağa.— Meliha YILDIRIM, Remil, 2024, 89, Alakarga Sanat Yayınları
  3. 3.

    günün belli saatlerinde yenilen gıda

  4. 4.

    misafirlere yiyecek verilerek yapılan ağırlama

    • Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu.— Fâlih Rıfkı Atay
  5. 5.

    fiil

    ağızda çiğneyerek yutmak, taam etmek, yemek

    • Adam o kadar çabuk yiyor ki, hizmetçi ekmek yetiştiremiyor.— Burhan Felek
  6. 6.

    fiil

    aşındırmak, delmek, kemirmek, oymak

    • Neclâ, onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor.— Hâldun Taner
  7. 7.

    fiil

    ısırmak

    • Sivrisinekler çocuğun kollarını yemiş.
  8. 8.

    fiil

    hoşa gitmeyen kötü bir vaziyete düşmek, tutulmak.

    • Başçavuş, "Sizin avratlarınızı sikerim!" dediğinde yumruğu yemiş Babo Emmi'den.— Cem KALENDER, Klan, 2009, 262, Kavis Kitap
    • Yalnız bir keresinde uyuyamayınca kendini yatakhaneden dışarı atmıştı da okulun nöbetçisi onu öyle dolanır görünce avcuna cetveli yemişti.— Elif Nur AYBAŞ, Çocukluk Ormanına Altı Olta, 2021, 50, Varlık Yayınları
  9. 9.

    fiil

    hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek

    • Haram yemek ne kötü şey.
    • Rüşvet yemeyi alışkanlık hâline getirmişlerdi.
  10. 10.

    fiil

    birine alacağını vermemek, ödememek

    • Bu adam yüz bin liramı yedi.
  11. 11.

    fiil

    bitirmek, harcamak, tüketmek

    • Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum diye latife ediyordu.— M. Ş. Esendal
  12. 12.

    fiil

    gücünü kırmak, mahvetmek, perişan etmek

  13. 13.

    fiilargo

    kandırmak

    • "Bi an yedin ama kabul et" dedi, "ciddi ciddi evlenme teklif ettiğimi sandın.— Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, 2018, 308, Can Sanat Yayınları
  14. 14.

    fiil

    başkasının parasını harcamak

    • Meğerse o gecekonduyu yaptırdı ya bunlar adamın parasını yemişler.— Mehtap KANDEMİR, Komple Muamele, 2000, 21, Parantez Yayınları
  15. 15.

    fiil

    harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek

    • Yapımına başlanan bu yapı günde beş ton çimento yiyor.
  16. 16.

    fiil

    kanunî yoldan cezalandırılmak

  17. 17.

    fiil

    sürekli üzmek, tedirgin etmek

    • Bu dert beni yiyor.
  18. 18.

    fiilargoargogündelik

    İstenmeyen, kötü bir şeye maruz kalmak (ceza, dayak, gol, fırça vb.).

    Argoda istenmeyen bir şeye maruz kalmak, birini öldürmek ya da cinsel ilişkiye girmek gibi çeşitli anlamlarda kullanılır. Cinsel anlamı kabadır.

    • Geç kaldım diye müdürden fırça yedim.
  19. 19.

    fiilargoargo

    Birini öldürmek.

    • Adamı borcu yüzünden yemişler.
  20. 20.

    fiilkabaargokaba

    Biriyle cinsel ilişkiye girmek.

    • Kızı yedim diye herkese anlatıyormuş.

Dil bilgisi notu

  • yemek, iki heceli (ye·mek) bir isimdir.
  • Ünlüyle başlayan bir ek aldığında sondaki “k” ünsüzü “ğ” olur: yemeği, yemeğe.
  • Son hecesindeki ünlü ince olduğu için ince ünlülü ekler alır: yemekler.
  • Sözlükte bu maddeye bağlı 20 anlam, 4 deyim, 11 atasözü ve 37 birleşik ya da türemiş sözcük bulunur.

Köken

Osmanlı Türkçesi یمك (yemek) sözcüğünden devralındı, o da Ana Türkçe *jē- (“yemek”, eylem) sözcüğünden, aşağıdaki köken 2'ye bakın.

Hâl ve iyelik çekimi

Göster
Hâl çekimi
HâlTekilÇoğul
Yalınyemekyemekler
Belirtmeyemeğiyemekleri
Yönelmeyemeğeyemeklere
Bulunmayemekteyemeklerde
Ayrılmayemektenyemeklerden
İlgiyemeğinyemeklerin
İyelik ekleriyle
KişiTekilÇoğul
benimyemeğimyemeklerim
seninyemeğinyemeklerin
onunyemeğiyemekleri
bizimyemeğimizyemeklerimiz
sizinyemeğinizyemekleriniz
onlarınyemeğiyemekleri

Deyimler (4)

Atasözleri (11)

Birleşik ve türemiş sözcükler (37)

yemekaltı, yemek borusu, yemek çizelgesi, yemek dolabı, yemek duası, yemekhane, yemek hizmeti, yemek listesi, yemek masası, yemek odası, yemek salonu, yemek tablası, yemek takımı, alaminüt yemek, ana yemek, başyemek, hazır yemek, seçmeli yemek, seçmesiz yemek, sulu yemek, akşam yemeği, ev yemeği, güveyi yemeği, iftar yemeği, kuşluk yemeği, orospu yemeği, öğle yemeği, ölü yemeği, sahur yemeği, tencere yemeği, mirasyedi, otyiyenler, balyemez, etyemez, hüryemez, varyemez, karıncayiyen

Topluluk yorumları

Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.

Yorumlar yükleniyor…