zekât
isimze·kât/ze.ˈkʲat/
Kelimeyi anlamak için
zekât, Türkçede bir isimdir. Temel anlamı: “Dînen zengin sayılan erginlik çağına gelmiş akıl sahibi Müslümanların mallarının belli bir miktarını – ki genellikle %2½'unu ya da kırkta birini - seneden seneye fakir Müslümanlara vermesi”.
Bu özet, maddedeki tanımlardan otomatik derlenmiştir.
Anlamları
- 1.
İslam
Dînen zengin sayılan erginlik çağına gelmiş akıl sahibi Müslümanların mallarının belli bir miktarını – ki genellikle %2½'unu ya da kırkta birini - seneden seneye fakir Müslümanlara vermesi.
- Abus çehreli bir adamın ne namazı, ne niyazı, ne zekâtı, ne orucu makbuldür.— Ömer Seyfettin
- Kiraların ticaret mallarına göre farkı, gayrimenkûllerin kıymeti hariç tutularak zekâtlarının hesaplanmasıdır: brüt gelirlerin yirmide biri, net gelirinin onda biri zekâttır.
Dil bilgisi notu
- zekât, iki heceli (ze·kât) bir isimdir.
- Ek aldığında sondaki “t” ünsüzü yumuşamaz: zekâtı.
- Son hecesindeki ünlü ince olduğu hâlde kalın ünlülü ekler alır (zekâtlar); büyük ünlü uyumuna uymaz.
Köken
Osmanlı Türkçesi زكات sözcüğünden, Arapça زَكَاة (zekāh) sözcüğünden.
Hâl ve iyelik çekimi
Göster
| Hâl | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Yalın | zekât | zekâtlar |
| Belirtme | zekâtı | zekâtları |
| Yönelme | zekâta | zekâtlara |
| Bulunma | zekâtta | zekâtlarda |
| Ayrılma | zekâttan | zekâtlardan |
| İlgi | zekâtın | zekâtların |
| Kişi | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| benim | zekâtım | zekâtlarım |
| senin | zekâtın | zekâtların |
| onun | zekâtı | zekâtları |
| bizim | zekâtımız | zekâtlarımız |
| sizin | zekâtınız | zekâtlarınız |
| onların | zekâtı | zekâtları |
Birleşik ve türemiş sözcükler (1)
zekât keçisi
Topluluk yorumları
Yorum yazmak için giriş yapın ya da kayıt olun.
Yorumlar yükleniyor…