Sözlük dizini
“Ç” harfi
4.051 madde
- çok konuşan çok yanılıratasözüÇok konuşan, sözlerini denetlemeden, iyi düşünmeden ortaya atacağından yanlış şeyler söyleyebilir.
- çengi ölüsü çalgı ile kalkaratasözüZevk ve safa içinde ömür sürmüş olan kimse en sıkıntılı günlerinde bile eğlenceden geri kalmaz.
- çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmışatasözüNe oldum delisi soysuz kişi, eline yetki geçince en yakınlarına kötülükler yapmakla işe başlar.
- çok koşan çabuk yoruluratasözüNe türlü çalışmada olursa olsun, aşırı çaba gösteren çabuk yorulacağı için sonucu elde etmekte gecikir. Sürekli çalışabilmek ve sonuca kavuşabilmek için harcanan çabanın yormayacak ölçüde olması gerekir.
- çalma elin kapısını, çalarlar kapınıatasözüKimseye kötülük yapma. Yoksa aynı kötülüğü onlar da sana yaparlar.
- çingene çingeneye çatmadıkça kasnak boynuna geçmezatasözüBayağı kişilerin iyice kepaze olabilmeleri için birbirlerine girmeleri gerekir.
- çobansız koyunu kurt kaparatasözüKoruyucusu, yöneticisi bulunmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer.
- çok incelme, koparsınatasözüBir iş yapılırken gereğinden çok titizlik gösterilirse başarılı sonuca ulaşmak tehlikeye düşer.
- çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünmeatasözüKişi, çağrıldığı yere gitmelidir.Çağrılmadığı yere gitmemelidir.
- çanakta balın olsun, Yemen'den arı geliratasözüGüzel malı olan kimse, müşteri bulma kaygısı çekmez. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden istekliler çıkar.
- çatal kazık yere batmazatasözüBirden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.
- çok açılma, soğuk alırsınatasözüGiriştiğiniz iş için gereğinden çok para dökerseniz sonra bunun karşılığını alamaz, işi zararla kapatırsınız.
- çul içinde arslan yataratasözüBir kimsenin değeri, kılık kıyafeti ile değil, kişiliğindeki cevherle ölçülür.
- çok yaşayan bilmez, çok gezen biliratasözüÇok gezen, çok yer gören, çok şey öğrenir. Çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilmez.
- çuhayı fırçayla, kadifeyi elleatasözüKimi kişilere sert, kimi kişilere yumuşak davranmak gerekir; durumlarına göre.
- ÇağırisimBir soyadı. Çağırı, çağrı
- ÇağlavisimBir soyadı. Dürüst
- ÇarmagunisimBir soyadı. Görevli, görevlendirilmiş , emir almış
- ÇıdıkisimBir soyadı. Güç, dayanıklılık
- ÇapgınisimBir soyadı. Enerjik, koşan, ardından giden
- ÇatlıisimBir soyadı. Ünlü, tanınmış
- ÇevenisimBir soyadı. Çevre, muhit
- ÇengşiisimBir soyadı. Mucize, olağanüstülük
- ÇigenisimBir soyadı. Gayretli
- ÇizgenisimBir soyadı. Saban, karasabanın tarlada açtığı yol
- ÇığalisimBir soyadı. Omuz, omuz başı
- ÇımrınisimBir soyadı. Aktif, faal
- ÇıtırkıisimBir soyadı. ışık, nur, ziya, kor ateş parçası, yiğit kimse, söğüt ağacının en uçtaki dalları, ilkbahar fırtınası, Kavgacı kişi.
- ÇıngayisimBir soyadı. Özü, sözü bir, sözüne güvenilir
- ÇökülisimBir soyadı. ırmakların taşarak vadilere bıraktığı tortu