Sözlük dizini
“Ö” harfi
42 madde · Yöresel
- ödisimsafra
- örünisim(Samsun ağzı) Sürünün gece otlaması.
- ölisimhöl, nem, yaşlık
- öfelemekfiilBir şeyi avuç içinde ezerek ufalamak.
- örsünisim(Havza ağzı) Hamur tahtasını kazımaya yarayan araç.
- öleşmekfiilpaylaşmak
- önenisimadalet, hak
- öğreisim(Balıkesir ağzı) Eğitim
- ökenmekfiil(Adana, Gaziantep, Düziçi, Kayseri, Hatay ağzı) Birinin yaptıklarını, söylediklerini yineleyerek alay etmek, yansılamak, öykünmek.
- öğrenikfiilöğrenmiş
- ökenmeisim(Düziçi ağzı) Öykünme
- ölücüsıfatÖlülere cinsel istek duyan.
- örüşisimÖrmek işi veya biçimi
- örücüisimÖrme işi yapan kimse
- örtmeisimörtmek işi
- ölçerisimtutum, yeti, yetenek ve becerileri ölçmek üzere başvurulan ve ölçünlenmiş edimli ya da sözlü sınarlardan oluşan ölçme aracı
- öletisimkıran
- özelemekfiil(Sivas ağzı) Yoğurdu karıştırarak ezmek
- öndüçsıfat(Sivas, Düziçi ağzı) Ödünç
- öcbelemekfiil(Sivas ağzı) Israr etmek, üstüne düşmek
- öteberiisimönemsiz, ufak tefek şeyler
- örükisimörülmüş olan yer
- örkisimhayvanları bağlamaya yarayan kalın ip, örük
- öksemekfiilÖzlemek
- öklemekfiilHayvanı kaçmaması için bir yere bağlamak.
- örtüisimÖrtmek için kullanılan şey; destar, kuvertür, vualet
- özekisimbir şeyin çevreden aynı uzaklıkta olan yeri, özek
- öte beteisimÖteberi
- ölüzgeisimRüzgar
- öğrekisimBir aygırın koruması altındaki kısrak sürüsü.