Sözlük dizini
“Ö” harfi
1.551 madde
- ölümü göze almakfiilElde etmek istediği sonuç uğruna ölmekten korkmamak
- ölümsüzleştirmekfiilölümsüz duruma getirmek, ölmezleştirmek, ebedîleştirmek
- ölümsüzleştirmeisimÖlümsüzleştirmek işi
- ölümsüzleşmekfiilölümsüz olmak, ölümsüz duruma gelmek, bengileşmek, ebedîleşmek
- ölümlük dirimliksıfatÖlüm döşeğinde, ağır hasta yatarken kimseye muhtaç olmamak için elde tutulan (para, mal)
- ölümlükisimBazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için biriktirdikleri para
- ölümcülsıfatölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren
- ölüm tazminatıisimSözleşmeye göre, ölüm hâlinde ölenin geride bıraktıklarına işveren tarafından ödenen para
- ölüm sükûtu çökmekfiilYoğun ve derin sessizlik kaplamak
- ölüm sigortasıisimSigortalının ölümü hâlinde sigortalayan tarafından ödenmesi kabul edilen parayı gösteren sigorta türü
- ölüm sessizliğiisimDerin sessizlik
- ölüm orucuisimHerhangi bir amaca ulaşmak için sonunda ölümü bile göze alarak tutulan oruç
- ölüm oranıisimbir ülkede toplam nüfus içindeki ölüm sayısının ortaya çıkardığı oran
- ölüm korkusuisimÖlme tehlikesiyle yüz yüze gelmekten duyulan korku, can korkusu
- ölüm kalımisimHer türlü tehlikeyi göze alma
- ölüm fermanıisimBir kimsenin, ölmesini gerektiren durum, iş vb
- ölüm emriisimbirinin mutlaka ölmesi gerektiğini bildiren emir
- ölülükisimCansız kalma durumu, cansızlık
- ölü yıkayıcıisimDinî kurallara göre, ölüyü kefenlenmeden veya gömülmeden önce yıkayan kimse
- ölü yıkamaisimDinî kurallara göre, ölüyü gömülmeden veya kefene sarmadan önce yıkamak işi
- ölü yemeğiisimÖlü evine komşu veya akrabalar tarafından hazırlanıp getirilen yemek
- ölü yatırımisimTicaret veya sanayide kâr getirmeyen, geleceğe veya pazar imkânı bulunmayan yatırım
- ölü saatisimHerhangi bir faaliyet, iş veya durum sırasında yitirilmiş süre veya zaman
- ölü renkisimParlaklığı olmayan, donuk renk
- ölü örtüisimDökülen yaprak ve başka bitki kalıntılarından oluşan örtü
- ölü mevsimisimHerhangi bir işin, faaliyetin veya hareketliliğin durgunlaşıp yavaşladığı süre
- ölü helvasıisimÖlü evinde pişirilip konuklara dağıtılan un veya irmik helvası
- ölü gözünden yaş ummakfiilHiç olmayacak yerden, mümkün olmayan durumda yardım veya destek beklemek
- ölü fiyatınazarfDeğerinden çok ucuza, yok pahasına
- ölü doğumisimBebeğin ölü doğması durumu