Sözlük dizini
“Ö” harfi
1.551 madde
- öngörülüsıfatBir işin ileride nasıl olacağını kestirerek ona göre davranan, öngörüsü olan.
- öcüisimküçük çocukları korkutmak için uydurulmuş hayalî yaratık, umacı
- öbür yandanisimdiğer taraftan
- öksürmekfiilsolunum yolları zarlarının rahatsızlığı sebebiyle akciğerlerdeki havayı birdenbire ve gürültülü bir sesle dışarı vermek.
- ötanaziisimölme hakkı
- ölme hakkıisimiyileşme olasılığı olmayan hastaların veya yaşamını kendi başına sürdüremeyecek ölçüde sakat olan kişilerin yaşamını sona erdirme hakkı, ötanazi
- öldürmeisimöldürmek eyleminin mastarı
- ölmeisimölmek hâli
- özgül anlambirimcikisimBir sınıfın içinde, farklı sözcükleri ayırmaya olanak sağlayan (“kolçaklı”, “arkalıklı” vb.) anlambirimciklere denir. Anlambirimciğin karşıtı durumdaki kavrambirimin (fr. sémantème) ve sözlükbirimin (fr. lexème) bir öğesidir. Örneğin kadın için /dişi cins/ demek, özgül anlambirimcik olarak tanımlama demektir. Özgül anlambirimcik, komşu durumdaki iki anlambirimcik demetini özel bir biçim ile birbiriyle karşılaştırmayı sağlar. Bu anlambirimcikler kavrambirimi oluşturur. Kavrambirim sözcüğü Greimas’ın çalışmasındaki anlambirimsel çekirdek (fr. noyau sémique) kavramının dengidir. Özgül anlambirimcik ile üreysel anlambirimcik arasındaki ayrım, üreysel anlambirimciğin dolaylı olması nedeniyle, bileşen çözümlemesinde sözdizimsel bir boyutu dahil etmesidir. Özgül anlambirimciklerin tümü kavrambirim olarak adlandırılır.
- ölü dilisimGünümüzde kullanılmayan, konuşulmayan, elimizde yalnızca belgeleri olan dil.
- öncekisıfatönce olan, evvelki, mukaddem, sabık
- öncedenzarfbaşlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce
- önbilimisimbir fenomenin bilim sayılabilmesi için bilimsel yöntemler geliştirilmeden önceki felsefi disiplinleri ifade etmekte kullanı
- ön bellekdiğerönbellek kavramının yanlış kullanımı
- ömür geçirmekfiilyaşamak.
- ömür çürütmekfiiluzun zaman emek vermiş olmak ya da boşuna vakit geçirmiş olmak
- ömür boyuzarfsağ kalındığı, yaşandığı sürece, ömür boyunca, yaşam boyu, yaşam boyunca, hayat boyu
- ömrü vefa etmemekfiilbir ereğe ulaşamadan ölmek.
- ömrü uzamakfiiluzun süre yaşamak ya da çok dayanmak.
- ömrü oldukçaisimyaşadıkça.
- ömre bedelisimbir ömre değecek kadar (iyi, güzel, değerli).
- öleyazmaisimÖleyazmak işi veya durumu.
- ölçmeisimölçmek işi
- örme kepenekisimDükkânların ön cephesine çekilen çubuk demirle yapılmış korumalık.
- örmeisimörmek işi
- özezerlikisimFiziksel acı veya aşağılatıcı davranışlarla doyuma ulaşma biçiminde beliren cinsel sapkınlık.
- özverilisıfatÖzveri ile davranan, özverisi olan.
- öz altkümeisimBir kümenin kendisi dışındaki altkümelerin her biri.
- öz belirtimisimKendini yönetme hakkını belirleme
- öğlenciisimikili öğretim yapan okullarda öğleden sonra ders gören öğrenci, sabahçı karşıtı