Sözlük dizini
“Ö” harfi
1.551 madde
- öglenaisimtatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli
- önelisimBir işin tamamlanması için tanınan ek süre
- önseziisimhiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma, hissikablelvuku, altıncı duygu, altıncı his
- önleçisimAraçların bir yerden bir yere geçmesini önlemek için konulan parmaklık biçimindeki engel
- önekisimön ek kavramının yanlış kullanımı
- ölümsüisimÖlümü andıran, ölüm durumuna yakışan.
- ökçeisimayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk
- öz itmeisimİçine yerleştirilen öz itmeli düzenek yardımıyla otomatik olarak çalışma.
- özelikisimherhangi bir durumu gösterebilme yeteneği
- ölmek var, dönmek yokatasözüNeye mal olursa olsun bu iş yapılacak; yapılmasından kaçınılmayacak anlamında kullanılan bir söz.
- önertiisimKoşullu bir önermenin koşulu anlatan ön bölümü, önbileşen.
- özarınmaisimSularda organik kirlenmenin mineralleşmesiyle sonuçlanan biyolojik arınma.
- öntestisimDenenmesi istenen şeyin önceden değerlendirilmesi, ölçülmesi
- özgünlükisimÖzgün olma durumu
- öksüz anasıisimyoksul ve kimsesiz olanları gözeten kadın
- öz suisimsalgı ile oluşan ve içinde enzimler bulunan organik sıvı
- özcesizarfSözün özü, özet olarak, kısacası, sözün kısası.
- öteberiisimönemsiz, ufak tefek şeyler
- ötümlüleşmeisimötümlüleşmek işi
- öz kesitisimTomruğun boyu yönünde alınan ve özünden geçen kesit yüzeyi.
- övüşisimÖvmek eylemi ya da biçimi.
- örelemekfiilDolambaçlı, anlamsız ve yersiz konuşmak
- özütselsıfatÖzütleme yoluyla elde edilmiş
- öz indüklemeisimBir elektrik devresinde, içinden geçtiği akımın değişmeleriyle oluşan indükleme.
- öz ışınisimAğaç gövdesinde yatay yönde besin iletimi yapan ve öz kesitte parıltılı görünen hücreler topluluğu.
- özgüdümisimDevinebilen bir aracın, bir sürücü işe karışmadan verilen komuta bağlı kalarak kendi kendini yönetmesi.
- özenişisimÖzenmek eylemi ya da biçimi.
- övünmekfiilbir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek
- ötümsüzisimtonsuz.
- özgüsıfatbirine, [[bir şey|bir şey]e]] ait olan, öze, has, mahsus