Sözlük dizini
“Ş” harfi
1.769 madde
- şeytanla kabak ekenin kabak başına patlaratasözüKurnaz ve hileci bir kimse ile ortaklık eden kişi, hilenin kurbanı olur.
- şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalaratasözüNe yaptığını bilmeyen kişi, işi tersinden yürütmeye kalkar.
- şevvalisimHicrî takvime göre senenin 10. ayı
- şeytanarabasıisimKimi bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu.
- şap ile şeker bir değilatasözüGörünümüyle birbirine benzeyen öyle şeyler vardır ki nitelikleri birbirinden çok ayrıdır.
- şeytan adamı kandırır, ama suyunu ısıtıvermezatasözüUykuda kendisini şeytan azdıran kişinin gusül yapması gerekir. Ama şeytan, işini bitirip kaybolduğundan gusül suyunu ısıtmak zahmeti o kişiye düşer.Bunun gibi, bizi aldatıp güç duruma düşüren kimseler artık yanımıza uğramazlar. Başımızın çaresine kendimiz bakarız.
- şahin küçük, et yer; deve büyük, ot yeratasözüKişi, görünüşüne göre değil, yaradılış özelliğine ve yeteneğine göre iş yapar.
- şeyh uçmaz, müridi uçururatasözüBir kişiye inananlar, onu olduğundan çok üstün görürler. Onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler.
- şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indiriratasözüKüçük olmak, güçsüz olmak demek değildir. Öyle küçükler vardır ki kendilerinden büyük olandan daha güçlüdürler.
- şeytanın dostluğu darağacına kadardıratasözüKötü arkadaş, kişiyi yoldan çıkarıp ölüme kadar sürükleyebilir. Ama ölümün eşiğinde onu kaderiyle baş başa bırakır.
- şeytanminaresiisimKimi deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı.
- şöhret afettiratasözüKişinin kazandığı ün, her zaman hoşa giden bir durum sağlamaz. Kendisini sıkan, rahatsızeden durumlara da yol açar: Ünlü bir doktor, ünlü bir şarkıcı, ünlü bir usta... özgürlüğünün tadınıgereği gibi çıkaramaz. Gücünü aşan istekler, zorlamalar karşısında bunalır. Kıskanılarak üzücüdurumlara da düşebilir.
- şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesinatasözüKötü gitmekte olan bir işin kötülüğüne boyun eğmemek, zaman kazanıp onu iyileştirmeyeçalışmak gerekir. İyi olduğu belli olan işi de hemen sonuçlandırmak uygundur; çünkü uzatılaniyi işin zamanla kötü bir biçim alması tehlikesi vardır.
- şaraptan bozma sirke keskin oluratasözüSonradan azan kişi, eskiden beri yolunu şaşırmış kimseden daha azgın olur.
- şık şık eden nalçadır, iş bitiren akçadıratasözüDeğerli nesneye bir yönüyle benzeyen şey, onun yerini tutmaz. Örneğin nalça da maden paragibi şık şık diye ses çıkarır, ama onun gibi iş bitirmez.
- şaşmaisimşaşmak işi
- şartlamakfiilDinî inançlar gereğince, kirlenmiş sayılan bir şeyi en az üç, en çok kırk kez sudan geçirip kirli sayılmaktan kurtarmak
- şaşırtmaisimŞaşırtmak işi.
- şapırdamakfiilÖperken veya bir şey yerken şap diye ses çıkarmak
- şehremanetiisimİl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt.
- şelteisimBir şeyi veya şeyleri toparlayıp bağlama işi.
- şakırtısızsıfatŞakırtısı olmayan
- şakağı atmakfiilÇok sinirlenmek
- şantungisimGenellikle yazlık giyim eşyası yapılan, üzerinde kendinden desenli çizgileri bulunan, ham ipekle dokunmuş kumaş
- şarkadakzarfAnsızın düz ve sertçe bir yüzeye vurulduğunda çıkan sesi anlatır
- şapırdatmaisimŞapırdatmak işi
- şartlaşmakfiilBir veya birçok şartı karşılıklı kabul etmek
- şandellemeisimŞandellemek işi veya biçimi
- şehirlisıfatŞehir halkından olan, kentli
- şartlaşmaisimŞartlaşmak işi