Sözlük dizini
“A” harfi
10.849 madde
- adli yılisimmahkemelerin bir yıl içindeki çalışma süresi
- adli zabıtaisimbir suç sonrası sanığı ve suç delillerini adlî yetkililere sunan kolluk kuvveti
- adliyeisimHukuk ve adalet işlerini gören devlet kurumu.
- adliye encümeniisimadalet komisyonu
- adliye mahkemesiisimAnayasa mahkemesi, genel mahkemeler, askerî ve idarî mahkemeler dışında kalan ve denetim mahkemesi olan Yargıtay ile hüküm mahkemeleri
- adliye nezaretiisimOsmanlı İmparatorluğunda adliye teşkilâtının bağlı olduğu en üst makam
- adliye teşkilatıisimyargı organları ve bu organların birbirleriyle olan ilişkilerini, derecelerini, görev ve yetkilerini düzenleyen ve yürüten sistemin bütünü, adalet örgütü
- adliyeciisimAdliye teşkilatında çalışan, adliye mesleğinden olan kimse.
- adliyecilikisimadliyeci olma durumu
- adliyyeisimadliye kavramının yanlış kullanımı
- adlısıfat... adını taşıyan, isimli
- adlı adıylazarfherkesin bilip tanıdığı biçimde
- adlı sanlısıfatadlı ve sanlı, ünlü
- admiraltı demiriisimçiposu kollarına dik ve hareketli eski sistem bir demir cinsi
- adnisimcennet
- adnaisimperşembe, cuma
- adopsiyonizmisimHz. İsa'nın babasının var olduğunu savunan dini doktrin (Latince adoptio - evlat edinme)
- adrenalinisimhekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı
- adresisimbir kişinin oturduğu yer, bulunak
- adres bırakmakfiilArandığında bulunabileceği, oturduğu yeri bildirmek.
- adres defteriisimadreslerin kaydedildiği defter, adres rehberi
- adres değiştirmekifadeölmek, öbür dünyaya gitmek
- adres göstermekifadebirini hedef göstermek
- adres kartıisimadres defteri
- adres kitabıisimGenellikle belli bir iş veya meslekte olanların iş ve ev adreslerini toplu olarak gösteren kitap.
- adres makinesiisimposta gönderilerinin üzerine adres bilgilerini basan alet
- adres rehberiisimadres defteri
- adresaisim(Kırşehir ağzı) adres.
- adreslemeisimÖzdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan ve adres ya da erişki denilen verinin fiziksel olarak oluşturulup bu amaçla kullanılması, örn. bir bellek sözcüğünün, bir yazmacın, bir çevre biriminin adreslenmesi.
- adresli ödekisimÜçüncü kişinin ve ilgilisinin aynı kentte oturmaları nedeniyle ödemenin de o yerde yapılmasını koşullayan ödek.