Sözlük dizini
“A” harfi
10.849 madde
- akıllısıfatDoğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırt edebilecek durumda olan, edindiği deneyimlerden ders alarak, gerçeği iyi görerek olması gerektiği gibi doğru ve tedbirli hareket edebilen; akil.
- akıllı adam kendi işini kendisi görendiratasözüAkıllı kişi, işlerini başkasına bırakmadan kendi sorumluluğunu üstlenir.
- akıllı başlısıfataklı başında
- akıllı biletisimİstanbul genelinde toplu ulaşımda kullanılan elektronik ücret toplama sistemi
- akıllı bir kez aldanıratasözüAkıllı kişi yaptığı hatadan ders alır ve aynı yanılgıya yeniden düşmez.
- akıllı deliye söyletirmişatasözüAkıllı kişi, akılsızın konuşmasına fırsat vererek onun ne olduğunu ortaya çıkarır.
- akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdıratasözüAkılsız kimse, dostu için iyi niyet beslediği hâlde yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını düşünemez.
- akıllı düşünene kadar deli oğlunu evermiş, torunu olmuşatasözüAşırı düşünüp karar vermekte geciken kişi davranana kadar, daha az düşünüp harekete geçen kişi işini çoktan bitirmiş olur.
- akıllı düşününceye kadar deli oğlunu everiratasözüDaha az düşünen ama çabuk karar veren kimse, çok düşünüp de karar veremeyen kimseden daha iyi iş görür.
- akıllı geçinmekifadekendini çok akıllı sanmak
- akıllı görgüyü görgüsüzden öğreniratasözüKişi, görgüsüz davranışları gözlemleyerek nasıl davranmaması gerektiğini öğrenir.
- akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçeratasözüAşırı temkinli kişi karar vermekte gecikirken gözü pek davranan kişi işini daha çabuk bitirebilir.
- akıllı olan katar katar yer, akılsız olan satar satar yeratasözüAkıllı kişi malını çoğaltıp ondan geçinir; akılsız kişi ise elindekini satarak tüketir.
- akıllı olmakifadeGerçeklere uygun davranmak
- akıllı olsa her sakallı kişi, sakallılara danışırlardı her işiatasözüHer yaşlı, sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır. Akıl yaşta değil baştadır.
- akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malınıatasözüBir evlat iyi eğitilmişse, akıllı ise malı kendisi kazanır, baba malına gerekseme duymaz. Akılsız ise, babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, altından girer üstünden çıkar ve malsız kalır. Buna göre çocuklara mal bırakmaya çalışmak tansa onları iyi eğitmeye çalışmak daha hayırlıdır.Evlat babasından değil emeğinden kazanmalıdır.
- akıllı sınıfisimakıllı tahta
- akıllı tahtaisimÇoğunlukla dersliklerde kullanılan, bir işletim sistemiyle yüklü gelen, büyük dijital ekranlar
- akıllı telefonisimGörüşme yapıp kısa mesaj alması dışında internete bağlanabilme, fotoğraf çekebilme, bilgisayarvari uygulamalar açıp fotoğraf çekme özelliği olan telefonların genel adı
- akıllı televizyonisimİnternete bağlanabilme özelliğine sahip televizyon türleri
- akıllı tez kocar, deli geç kocaratasözüÇok düşünen ve kaygılanan kişi, düşüncesiz kişiye göre daha çabuk yıpranır.
- akıllı usluzarf(mecaz) akıllı olarak, yaramazlık etmeyerek
- akıllı, söylemeden düşünür, akılsız düşünmeden söyleratasözüSonra pişman olmamak için, söylenecek söz, yapılacak iş önce iyi düşünülmelidir.Düşünülmeden söylenen söz, yapılan iş, sakıncalı olabilir; zarar doğurabilir.
- akıllıcazarfakla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane
- akıllıcasınazarfakıllıca
- akıllılıkisimakıllı olma durumu, uyanıklık
- akıllılık etmekifadeYerinde ve uygun davranmak
- akıllıolmakfiilGerçeklere uygun davranmak
- akılsalsıfatdüşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan, akla dayanan, akıllı, akıllı uslu, akli
- akılsallaştırmaisimakılsallaştırmak durumu