Sözlük dizini
“A” harfi
10.849 madde
- ameliyatisimHasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi.
- amel olmakfiilTabiî olandan daha sık ve daha sulu dışkı çıkarmak, ishal olmak.
- amcalık etmekfiilBirine amca gibi yakınlık göstermek.
- amber çiçeğiisimamber ağacının toparlak, fındık büyüklüğünde, altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği
- amberbuisimHindistan'da, İran'da yetişen, pişince güzel bir koku veren iri ve uzun taneli bir pirinç türü.
- amber ağacıisimbaklagillerden, akasya cinsi kışın yaprağını döken boylu bir çalı veya birkaç metre boylanabilen dikenli küçük ağaç (Acacia farneciana)
- ambalajlamakfiilAmbalaj yapmak.
- ambargo koymakfiilGemilerin limanlardan hareketini yasaklamak.
- ambargoyu kaldırmakfiilAmbargoyla ilgili yasaklamayı kaldırmak.
- amcamla dayım, hepsinden aldım payımatasözüYakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse artık onlardan yeni bir istekte bulunamaz.
- ayrıştırmaisimayrıştırmak işi
- acıdaşisimacısı aynı olan, aynı acıyı paylaşan, dert ortağı, hemdert
- angorasıfatAnkara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan
- ahbenisimKarnına su dolan kimse.
- açılırsıfataçılması olanaklı, açılabilir
- açılıp saçılmakfiil(kadın için) çok açık saçık giyinmeye başlamak
- açılamaisimiçlerinden en uygunu seçebilmek için, güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması
- açıkyüreklilikisimAçıkyürekli olma durumu, içtenlik, samimiyet.
- açıkyüreklisıfatDüşündüğünü olduğu gibi söyleyen, içi temiz, gizli yönü olmayan (kimse), içten, içtenlikli, samimi.
- açıktohumlularisimtohumları kozalak pulları üzerinde açık olarak bulunan çiçekli bitkilerin ayrıldığı iki büyük daldan biri
- açıktan para almakfiilbir iş veya mal için, kararlaştırılmış ücret veya değer dışında para almak
- açıktan kazanmakfiilemek ve sermaye koymadan kazanç sağlamak
- açıktazarfüstüstü kapalı olmayan
- açıksözlülükisimaçıksözlü olma durumu
- açıksözlüsıfather şeyi olduğu gibi söyleyen, sözünü esirgemeyen
- açık öğretimisimzümrede irtibat vasıtalarıyla eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayan sistem, alışılmış geleneksel eğitim tarzından farklı olarak, kampüse gelme zorunluluğunun olmadığı, derslerin bilgisayar vasıtasıyla tamamen sanal ortamda işlendiği, katılımcının istediği zaman bunları tekrar tekrar izleyebileceği eğitiminin adı
- açıklıkölçerisimmikroskobun açıklığını ölçmeye yarayan aygıt
- açıklayıcısıfatsorunu gerekli açıklığa kavuşturan
- açıklatmakfiilaçıklamasını sağlamak
- açıklaşmakfiilaçık duruma gelmek