Sözlük dizini
“A” harfi
10.849 madde
- atariisimBilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü
- atanmaisimbir göreve getirilme, tayin edilme
- ataklıkisimatak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış, cür'et
- ataerkisıfatSoyda temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluk düzeni, pederşahîlik
- atacılıkisimuzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm
- at sineğiisimçift kanatlılardan, uzunluğu 8 mm kadar olan, kanatları büyük ve küt, at, sığır ve domuzların bacak ve kuyruk aralarında yaşayan, eklem bacaklı bir sinek türü (Hippobosca equina)
- at kestanesigillerisimIki çeneklilerden, örneği at kestanesi olan bir bitki familyası
- at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamakifadeİş işten geçtikten sonra önlem almaya kalkışmak.
- aşureliksıfatAşure yapmada kullanılan
- aşozisimKaplama tahtaları için omurga ve bodoslamalar açılan oyuklar
- aşk olsunünlemAferin sözünden daha güçlü olarak bir davranışın, bir tutumun çok beğenildiğini bildirir
- aşinalıkisimbirbirini bilme, tanıma, tanışıklık
- aşikârezarfaçıkça, belli ederek, saklamadan
- aşısızsıfatherhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan
- aşırtmaisimaşırtmak işi
- aşırmacılıkisimaşırmacı olma durumu, intihal
- aşırma kayışisimBir çarkı döndürmek için kasnaktan kasnağa geçirilen kuşak biçimindeki kayış çember
- aşırılmaisimaşırılmak işi
- aşırı uçisimpolitika alanında sağ veya sol görüşlerin en ateşli ve yıkıcı kanadı
- aşırı taşırızarfçok aşırı, fazla miktarda
- aşırı gitmekfiilölçüyü kaçırmak, usandırmak
- aşırı erimeisimerime noktasından daha aşağı bir ısı derecesine düşmesine rağmen birtakım şartlar altında bir sıvının katılaşmaması durumu
- aşırı doymaisimbelli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir maddenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu
- aşırı besiisimOlağanüstü nicelikte yemek yeme veya yedirme
- aşırı bellemisimbelleme yetisinin olağanüstü bir durumda gelişmiş olması, hipertimezi
- aşılatmaisimaşılatmak işi
- aşılamaisimaşılamak işi, telkih
- aşık kemiğiisimÇift tırnaklı hayvanların ön dizlerinde bulunan bir eklem kemiği; aşık, kâp.
- aşığı cuk oturmakfiilIşi çok olumlu bir biçim almak
- aşı taşıisimtaş durumundaki aşı boyası