Sözlük dizini
“B” harfi
8.693 madde
- buğday yanında acı at da sulanıratasözüToplum yararına gerçekleştirilen düzenlemeler, kötü niyetlilerin daha kolay fenalık yapmalarına yol açabilir.
- buğday mısıra demiş ki: Aş ol, keş ol, hamur işine karışmaatasözügiderken...
- buğday ile koyun, geri yanı oyunatasözüÇiftçi için en gerçek değer, buğday ve koyundur. Başka ürünler bunlar kadar önemli değildir.
- buğday Hicaz'a giderken arpaya ince yufkaya karışma demişatasözüYetki, yetenek, kişiden kişiye değişir. Herkes neleri yapabileceğini, neleri yapamayacağını bilmeli, bunun dışında bir iş yapmaya kalkışmamalıdır.
- buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?atasözüGörüştüğün kimseyi ağırlayacak ya da onun istediğini verecek durumda olmayabilirsin. Ama tatlı dille gönlünü hoş etmek varlıklı olmaya bağlı değildir. Bunu yapmalısın.
- buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyinceatasözüBir şeyin senin olduğundan kuşkun kalmaması için gereken bütün koşullar gerçekleşmelidir.Tarlandaki harman yerindeki buğdayın, ambara konulmadan senin sayılmaz. Doğa olaylarıyangın, hırsızlık... onu yok edebilir. Oğlun da sana karşı oğulluk ödevini yapıyor mu, yapmıyormu, varlıklı zamanlarında pek belli olmaz; ancak yoksulluğa düşersen anlaşılır.
- boyuma göre boy buldum, huyuma göre huy bulamadımatasözüBir kimse, beden yapısı, zenginliği, soyu sopu, sosyal durumu kendisininkilere uygun olankimseler bulabilir. Ama huyu kendisinin huyuna uyan bir kişiyi kolay kolay bulamaz.
- boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçeratasözüBir konu üzerinde sonradan yetişen, ama daha önce yetişmiş olanları geçenler vardır.
- bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmazatasözüÇalıp çırpmayı huy edinen kişi, her birinde yakayı ele vererek ceza göre göre insanlıktan çıkar.
- borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmekatasözüBorçlu ve dertli yaşamaya dayanılmaz. Borçtan kurtulmanın çıkar yolu vermek, onulmaz dertten kurtulmanın çıkar yolu ölmektir.
- borca haylık bir aylıkatasözüBorç altına girilerek yaşanan keyifli günler çok sürmez sıkıntıya dönüşür.
- borç yiyen kesesinden yeratasözüBorca alışveriş yapan, hemen para ödemez ama, ödemek zorundadır. Aldıklarının parası kesesinden çıkacaktır.
- borç yiğidin kamçısıdıratasözüBorç, kişiyi -borcunu ödeyebilmesi için- daha çok çalışmaya zorlar.
- borç vermekle, düşman vurmaklaatasözüBorç vermekle, düşman vurmakla tüketilir, yok edilir.
- borç uzayınca kalır, dert uzayınca alıratasözüBorcun ödenmesi geciktikçe borçluluk duygusu gevşer. Zaman aşımı ile borç ödenmez olur. Dert uzayınca da hastayı güçsüz bırakır, alır götürür.
- borç iyi güne kalmazatasözüBorcu ilk fırsatta ödemek gerektir. Erteleyip durmak yanlıştır. Çünkü gelecek günlerde elinizdaha dar olabilir; borç da gittikçe büyür. Üstelik siz, sürekli bir borç üzüntüsü çekersiniz.
- borçtan korkan kapısını büyük açmazatasözüBorç etmek istemeyen fazla açılmaz; şuna buna ziyafet çekmez. Giderlerini kısar; kendi durumuna uygun bir yaşama yolu tutar.
- borçsuz çoban yoksul beyden yeğdiratasözüKişi yoksulluk ve sıkıntı içinde olduktan sonra kuru bir bey adı neye yarar? Böyle bir beyolmaktansa borçsuz, tasasız bir çoban olmak daha iyi değil midir?
- borçlu ölmez, benzi sararıratasözüBorç kişiyi öldürmez. Ama hasta edecek kadar üzer. (Bu atasözü ciddi anlam taşımakla birlikte borçlunun şaka yollu teselli sözü olarak da kullanılır.)
- borçlunun yalımı alçak oluratasözüBorçlu, özellikle alacaklısının yanında göğsünü gere gere gezemez; kısılır, büzülür, suçlu gibi durur.
- borçlunun duacısı alacaklıdıratasözüBorçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır. Çünkü alacağını alabilmesi, borçlunun ölmemesine ve eline para geçmesine bağlıdır.
- borçlunun dili kısa gerekatasözüBorçlu, alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı, aşağıdan almalıdır.
- borçlunun döşeği ateşten oluratasözüBorçlu, borcunu ödeyinceye değin uyku uyuyamaz yatağında döner durur.
- bol bol yiyen bel bel bakaratasözüKazandığını bol bol yiyip ilerisi için bir şey artırmayan kişi, kazançsız kaldığı zaman acıklı duruma düşer.
- boka nispetle tezek amberidiratasözüÇok kötü şeyin yanında, daha az kötü olan, güzel görünür.
- boş ite menzil olmazatasözüAylak kimsenin yeri yurdu belli değildir. Aklına neresi eserse oraya gider; neresi eserse orada kalır.
- boş gezmekten bedava çalışmak yeğdiratasözüBoş gezmek, kişiyi tembelliğe alıştırır ve herkesin gözünden düşürür. Çalışmak ise, para karşılığında olmasa bile, kişinin yeteneğini artırır ve tembel olmadığını göstererek iş bulmasına yardım eder.
- boş fıçı çok langırdaratasözüBilgili, erdemli kimse çok konuşmaz; gösterişten kaçınır. Ama bunlardan yoksun olan kişi,bilgiçlik taslar; çok konuşur; boş laflarla çevreyi rahatsız eder.
- boş eşek yorga gideratasözüÜzerinde bir görev bulunmayan kaygısız kişi, rahat rahat istediği gibi yaşar.
- boş başak dik dururatasözüKafası boş olan kişi kendini beğenir; çevresine yüksekten bakar; iri laflar eder.