Sözlük dizini
“B” harfi
8.693 madde
- birikmekfiiltoplanıp yığılmak
- birazzarfaz miktarda
- binmekfiilYüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak
- binekisimbinmeye yarayan otomobil, at vb taşıt
- bindirmekfiilBir kimseyi bir şeyin üzerine çıkartmak, oturtmak veya içine yerleştirmek, binmesini sağlamak
- bilyeisimMaden ve camdan yapılmış yuvarlak nesne
- bilirkişiisimBelirli bir konudan iyi anlayan ve bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse; ehlihibre, ehlivukuf, eksper
- bilirsıfatbilgi sahibi
- bilinçlisıfatkendi hareketlerinin farkında olan
- bilinçisiminsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur
- bilim kurguisimçağdaş bilim verileriyle düş gücünden oluşan (film, roman vb.).
- baklaçiçeğiisimbakla çiçeği rengi, sarımtırak eflatuna çalan beyaz.
- bahşiş atın dişine bakılmazatasözüPara verilmeden sağlanan bir şeyin ufak tefek kusurları hoş görülmelidir.
- babası üstünde olmakifadeçok öfkelenmek
- bileşmekfiiliki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturmak, terekküp etmek
- bileklikisimoyunlarda bileğin incinmesini önlemek için takılan sargı
- bilardoisimÇuha kaplı bir masa üzerinde, fil dişi toplarla ve isteka ile oynanan bir oyun.
- bıngıldakisimkafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü
- bıldırcınisimsülüngiller familyasının dört cinsinden kuş türlerinin ortak adı ve özellikle Bayağı bıldırcın (Coturnix coturnix)
- bıktırmakfiilbıkmasına yol açmak, bıkkınlık vermek, usandırmak
- bıkmakfiiltekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak
- bezikisimİki kişiyle oynanan iskambil oyunu.
- bezginisimYaşama veya iş görme isteğini yitirmiş
- bezdirmekfiilbıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek
- bestelemekfiilbeste yapmak
- besmeleisimbir işe başlanırken söylenen bağışlayan ve esirgeyen Allah'ın adıyla söylenen söz.
- besbellizarfaçık bir biçimde
- benzetmekfiilbirşeyi başka birşeye benzer hissetmek
- benzemekfiiliki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak
- benimsemekfiilbir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek