Sözlük dizini
“B” harfi
8.604 madde
- borsa aracısıisimborsada kendi adını kullanarak kişi, kurum ve kuruluşlar hesabına alım satım yapan kimse, borsa komisyoncusu
- borsa değeriisimborsada arz ve talebe göre oluşan fiyat
- borsa komisyoncusuisimborsa aracısı
- borsa kâğıdıisimBorsada kayıtlı, alınıp satılan hisse senedi.
- borsa oyunuisimBorsada fiyatları düşürmeye veya yükseltmeye çalışarak havadan kazanç sağlama işi.
- borsa simsarıisimmüşteri ile borsa acenteleri arasında menkul değerlerin alım satımına aracılık eden gerçek veya tüzel kişi
- borsacıisimDeğerli kâğıt, para ve tahvil üzerine borsa oyunu yapan kimse
- boruisimBir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.
- boru akımıisimBoru kaplamasının açık yerlerinden boruya girerek boru üzerinden akım uygulanan noktaya doğru akan ve anot yatağından toprağa geçen pozitif elektrik.
- boru askısıisimHer tür borunun asılmasında kullanılan, lama demiri veya çelik çemberlerden yapılan askı.
- boru ağıisimTesisatı oluşturan boruların bütünü.
- boru bileziğiisimSoba borularının ek yerine geçirilen süslü çember.
- boru değilisimazımsanacak, önem verilmeyecek şey değil.
- boru hattıisimDoğal gaz arıtma ünitesinden alınan gazın, bir veya daha fazla dağıtım veya tüketim merkezine taşınması amacıyla tesis edilen boru şebekesi; boru yolu.
- boru kabağıisimBoğumsuz, boru gibi uzun su kabağı.
- boru kelepçesiisimBoruyu duvara tutturmakta kullanılan gereç.
- boru mengenesiisimKesme, diş açma vb. işlemler için borunun sıkıca bağlandığı alet.
- boru paçaisimGenişliği diz bölümüyle aynı olan pantolon paçası.
- boru yoluisimboru hattı.
- boru çalmakfiilborazan ile bir müzik parçasını seslendirmek.
- boru çiçeğiisimçan çiçeği.
- borucuisimboru yapıp satan kişi
- borucukisimtubuli
- boruculukisimBorucu olma durumu
- borukisimDağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir ot türü
- borulusıfatBorusu olan
- borumsusıfatBoru biçiminde olan
- borusu ötmekifadesözü geçmek, yetkisi olmak
- borusunu çalmakifadeçıkar sağladığı kimsenin davasını gütmek, onun lehine çalışmak.
- borçisimgeri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey, verecek