Sözlük dizini
“B” harfi
8.604 madde
- bulaştırılmakfiilBulaştırmak işine konu olmak
- bulaşıcısıfatpatojenler yoluyla insandan insana geçebilen
- bulaşıcı hastalıkisimMikrop, parazit, virüs vb. etkenlerle yayılan hastalık.
- bulaşıcılıkisimBulaşıcı olma durumu
- bulaşıkisimYiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak.
- bulaşık adamisimYolsuz, uygunsuz işler yapan, sataşma alışkanlığı olan kimse
- bulaşık beziisimBulaşıkları yıkamak için kullanılan bez.
- bulaşık deterjanıisimBulaşık yıkarken kullanılan toz, sıvı veya krem biçimindeki temizleme maddesi.
- bulaşık eldiveniisimBulaşık yıkarken kullanılan plâstikten yapılmış geçirimsiz eldiven
- bulaşık gemiisimTayfalarında veya yolcuları arasında bulaşıcı hastalık bulunan gemi.
- bulaşık işisimYolsuz, uygunsuz, kirli iş
- bulaşık makinesiisimbulaşık yıkamaya yarayan alet
- bulaşık makinesi tuzuisimBulaşık makinelerinde yıkananların ve makine parçalarının üzerinde kireç kalıntısının oluşmasını engelleyen kimyasal bileşim.
- bulaşık suyuisimBulaşıkları yıkamak için kullanılan su
- bulaşık suyu gibiifadeKötü hazırlanmış, tadı tuzu olmayan.
- bulaşık tozuisimBulaşıkları yıkamak için kullanılan toz deterjan.
- bulaşıkhaneisimKışla, okul, otel gibi yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm
- bulaşıklıkisimBulaşık olma durumu
- bulaşıkçıisimİşi kirli kapları yıkamak olan kimse.
- bulaşıkçılıkisimBulaşıkçının işi
- bulaşılmaisimBulaşılmak işi veya durumu
- bulaşılmakfiilBulaşmak işine konu olmak
- buldokisimKöpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir köpek türü (Canis familiaris molosus hibernicus)
- buldozerisimÖnündeki geniş bıçakla toprağı sıyırıp kaldıran, tekerlekli veya paletli bir yol makinesi; dozer, yoldüzler
- buldufiilbulmak fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi
- buldukfiilbulmak fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. çokluk şahıs olumlu çekimi
- buldukça bunamakifadeBulduğundan daha çoğunu isteyip şükretmemek, daha iyisini istemek.
- buldum bilemedim, bildim bulamadımatasözüKişi, elinde olanak varken bundan yararlanmayı bilmez. Yararlanma yollarını öğrendiğizaman da eline olanak geçmez.
- buldumcuksıfatsonradan görme
- buldumcuk olmakfiilBir şeye sonradan ulaşınca şımarmak