Sözlük dizini
“C” harfi
40 madde · Mecazlar
- cadıisimGeceleri mezardan çıkıp dolaşarak insanlara kötülük yaptığına inanılan ve kocakarı şeklinde tasavvur edilen hayâlî varlık, hortlak; câdû
- cadı avıisimcadı olduğuna inanılan kimselerin yakalanması, yargılanarak veya yargılanmadan cezalandırılması olayı.
- cadı kazanıisimcadıların büyü ve iksir yapmak için kullandığı kazan
- cam gözsıfat(mecaz) gözü takma olan
- cambazisimYerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse; akrobat.
- cambazlıkisimCambazın işi veya mesleği; akrobatlık, akrobasi.
- camgözisimDeniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeorhinus galeus).
- camlaşmakfiilCama benzer duruma gelmek.
- can alıcıisimAzrail
- can damarıisim(mecaz) en önemli veya hassas nokta, bir şeyin yaşaması için en önemli araç
- can düşmanıisimaşırı düşmanlık güden kimse
- can fedasıfat(mecaz) canını vermeye hazır
- can sıkıntısıisim(mecaz) yapılacak bir iş olmaması ve hiçbir şeyle oyalanma imkânı bulunmaması sebebiyle duyulan tedirginlik, bunalım
- cana yakınsıfat(mecaz) sevimli
- canavarisimmasallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
- canavarlaşmakfiilcanavar gibi davranmak
- caneviisimkalbin altındaki bölge
- canlı cenazeisim(mecaz) çok zayıf, deri kemik kalmış kişi
- canlılıkisimcanlı olma durumu
- cehennemisimdinî inanışlara göre Dünya’da günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer
- cehennem azabıisimİşlenilen günahların karşılığı olarak cehennemde çekileceğine inanılan ceza.
- cehennemin dibiifade(mecaz) Ulaşılması zor ve hayli uzak yer.
- cellatisimölüm cezasını infaz etmekle vazifeli kişi
- cellatlıkisimCellat olma hâli
- cenabetlikisimcenabet olma hali
- cendereisimSıkıştırma aleti, pres
- cenkisimsavaş
- cennetisimdinî inanışlara göre imanlı, Dünya'da iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra ebedî saadete kavuşacakları yer, uçmak
- cepheisimbir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü.
- cevherisimbir şeyin özü, maya, gevher