Sözlük dizini
“C” harfi
1.906 madde
- can bostanda bitmezatasözüİnsan, canının değerini bilmeli, onu yıpratmamalıdır. Kendine iyi bakmalı, hasta olmamaya dikkat etmelidir. Can bostanda bitmez ki bir tane daha yetiştiresiniz, ya da satın alasınız.
- cana gelecek mala gelsinatasözüZarardan kurtulma olanağı yoksa bunun cana değil, mala gelmesi yeğlenir. Canı korumak için mal feda edilir.
- canı yanan eşek attan yürük oluratasözüCanı yanan bir kimse çok öfkeli olur
- canı kaymak isteyen, mandayı yanında taşıratasözü"Güzel bir hayat sürmek isteyen kişi" anlamında kullanılır.
- canı cana ölçmeliatasözüKendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkalarına yapmayınız. Başkasının da sizinki gibi bir canı bulunduğunu düşününüz.
- cami ne kadar büyük olsa imam gene bildiğini okuratasözüÇevrenin eğilimi ne olursa olsun, söz kendisinden biten kişi, yapabildiğini (ya da istediğini) yapar.
- cami duvarına işeyen itin ölümü yakındıratasözüKamunun benimsediği bir değeri lekeleyen kişi toplumca dışlanır, cezalandırılır.
- caminin mumunu yiyen kedinin gözü kör oluratasözüKendisini büyüten, yetiştiren, besleyen kimsenin, ya da bir kamu kurumunun malına hıyanet eden, el uzatan kişi onmaz, cezasını bulur.
- cambaz ipte, balık dipte gerekatasözüKişi, uzmanlığının gereği ne ise onu yapmalıdır.
- cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtüratasözüNe kadar uğraşırsanız uğraşın, deveye hendek atlatamazsınız. Cahile söz anlatmak, bundan da güçtür.
- cihânefrüzsıfatDünyayı aydınlatan,parlatan
- cihândîdesıfatDünyâyı gezip görmüş,tecrübeli
- cihana gelmekfiilDoğmak
- cidal etmekfiilMücadele etmek,savaşmak.
- cıvıklaşmakfiilcıvık hale gelmek,cıvık olmak
- cenaze töreniisimÖlen kişiyi gömmeden önce yapılan tören.
- cıvıklaştırmakfiilcıvık hale getirmek
- cırıltıisimcırıldama sesi,cır cır diye cıkan ses
- cır cır etmekfiilçok söylemek
- cıdağıisimatın iki omzunun arası
- caneriğiisimGenellikle yeşilken yenen bir tür erik
- cam mozaikisimRenkli taş parçaları yerine cam parçalarından yapılan mozaik.
- cam göbeğiisimcamgöbeği
- cam eviisimçerçevelerde camın oturtulması için açılan yiv.
- calipsıfatcelp eden, çeken, çekici
- cakalısıfatgösterişli
- cakacıisimcaka yapmayı seven
- caka satmakfiilgösteriş yapmak, çalım satmak, büyüklük taslamak, cakalanmak
- caizeisimŞairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş.
- canlandırımisimOrtada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.