Sözlük dizini
“D” harfi
6.492 madde
- dünyada tasasız baş bostan korkuluğunda bulunuratasözüBu dünyada tasasız olan insan yoktur.
- dünyadan el etek çekmekifadeKendi halinde yaşam sürmek.
- dünyadan elini eteğini çekmekfiilBir kenara çekilip çevresiyle ilgisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmamak, dünya işleriyle ilgilenmez
- dünyadan geçmekifadebir kenara çekilip toplum yaşamına karışmamak.
- dünyadan haberi olmamakfiilÇevresinde olup bitenleri bilmemek
- dünyaeviisimEvlilik
- dünyalısıfatDünyaya ait olan
- dünyalıkisimMal, mülk, servet, para
- dünyalığı doğrultmakfiilYaşamı süresince yetecek parayı kazanmak
- dünyanın en eski mesleğideyimFahişelik.
- dünyanın iki başı bir gelmezatasözüİnsan dünya işlerinin hepsini istediği gibi yürütemez. Birini yoluna koyarken başka birinin bozuk gittiğini görür. Onu da düzelttiğinde ise başka işinin düzensizliği belirir. Yani hepsini bir arada düzenli duruma getiremez ve tam rahatı bulamaz.
- dünyanın tadını çıkarmakfiilBütün zevklerden yararlanmak, mutlu ve rahat yaşamak
- dünyanın ucu uzunatasözüdünyanın ucu uzundur kavramının farklı yazılışı
- dünyanın ucu uzunduratasözüİnsan yaşadıkça türlü durumlarla, çeşitli olaylarla karşılaşabilir.
- dünyanın yedi harikasıisimEski ulusların olağanüstü olarak niteledikleri yapılar (Mısır piramitleri, Semiramis'in asma bahçeleri, Zeus'un heykeli, Artemis tapınağı, Mausolos'un anıtkabri, İskenderiye feneri, Rodos heykeli)
- dünyanın öbür ucuisimÇok uzak yer
- dünyaya gelmekfiildoğmak
- dünyaya getirmekifadedoğurmak.
- dünyaya gözlerini açmakifadeDünyaya gelmek, anne karnından çıkıp hayat bulmak.
- dünyaya gözlerini kapamakifadeDünyadan ayrılmak, ölmek.
- dünyaya gözlerini yummakifadeDünyadan ayrılmak, ölmek.
- dünyaya kazık kakmakifadeNeredeyse hiç ölmeyecek gibi çok uzun süre yaşamak.
- dünyaya kazık çakmakifadeNeredeyse hiç ölmeyecek gibi çok uzun süre yaşamak.
- dünyayı anlamakifadeDünyada neler olduğunu öğrenmek, deneyimi artmak
- dünyayı gözü görmemekifadeÜzüntü, öfke, karamsarlık ve çok mutlu olma gibi durumlarda başka bir şey düşünememek, ölçülü davranamamak, yoğun olarak bir iş ile uğraşma
- dünyayı haram etmekifadeBir yeri yaşanılmaz duruma getirmek
- dünyayı sel bassa ördeğe vız geliratasözüBirçok kimse için felakete yol açan bir olay, bazı insanları ilgilendirmez.
- dünyayı tozpembe görmekifadeÜzücü durumlara bile iyimser gözle bakmak
- dünyayı tutmakifadeÇok yayılmak, her yere dağılmak
- dünyayı umutla yemişleratasözüKişinin bütün yaşamı umutla dolu geçer.