Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- ev kırlangıcıisimKırlangıçgiller familyasından bir göçmen kırlangıç türü
- ev kızıisimaile kızı
- ev olmakifade(Niğde ağzı) Geçinmek, bağdaşmak, uyuşmak.
- ev sahibiisimevi veya konutu yasalara göre tasarrufu altında bulunduran, evin sahibi olan kişi, mülk sahibi
- ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibiatasözü"Malı mülkü yüzünden kendini üzüntüye kaptırmamak ya da mal mülkle övünmemek gerekir" anlamında bir söz.
- ev serçesiisimserçe
- ev sigortasıisimbir mülkiyet sigortası türü
- ev sineğiisimkarasinek
- ev tutmakfiilEv kiralamak, ev almak.
- ev yap tuğladan, kız al Muğla'danatasözüMuğla ve Batı Ege'de, erkek tarafı sadece ev alır, geri kalan masraflar kız tarafınca karşılanır. Bu durumu anlatmak için söylenir.
- ev yapımı yoğurtisimev yoğurdu
- ev yemeğiisimEvde yapılan yemek
- ev yoğurduisimEvde mayalanarak yapılan, endüstriyel olmayan yoğurt.
- ev yönetimiisimAilenin toplumsal ve ekonomik yaşayışını istenilen düzeye çıkarabilmek için özdeksek ve tinsel olanaklardan en iyi biçimde yararlanmanın yollarını araştıran ve bu konuda beliren sorunlarla uğraşan bir öğretim alanı
- ev çütresiisimİspinozgiller familyasından bir kuş türü
- ev ödeviisimOkul saatları dışında öğrencinin evinde yapması ya da bitirmesi istenilen ödevler.
- evamirisimEmirler, kanunlar.
- evazeisimEtek ucuna doğru genişleyen
- evcaraisimKlasik Türk müziğinde bir makam
- evcezarfevcek
- evcekzarfbütün ev halkı birlikte, evce
- evceğizim evceğizim, saklar benim halceğizimatasözüHer ailenin başkalarınca bilinmesini istemediği durumları olur. Bunlar ev içinde kalır.
- evciisimTatil günlerini evinde geçiren (er, yatılı öğrenci v.s.)
- evcikisimev sözcüğünün küçültmesi
- evcikkıranisimköygöçüren.
- evcilsıfateve ve insana alışmış, kendisinden yararlanabilen (hayvan), ehlî, yabanî karşıtı
- evcil hayvanisimevde bakılabilen, insana alışmış olan, evcilleştirilmiş hayvan
- evcilikisimÇocukların, anne ve baba rolü yaparak oynadığı bir tür oyun.
- evcilleşmeisimEvcilleşmek işi, ehlîleşme
- evcilleşmekfiilevcil bir duruma gelmek, ehlîleşmek