Sözlük dizini
“E” harfi
4.214 madde
- elekçiisimElek yapan veya satan kimse
- eldivenisimdış etkilerden korumak için ele giyilen kumaş, deri veya kauçuktan yapılan el giysisi
- edebini takınmakfiilEdepli davranmaya başlamak
- eleklikisimKeçi kılından veya at yelesinden yapılmış iplikle dokunan ve sanayide bazı sıvıları süzmekte kullanılan özel dokuma türü
- elektrik fırınıisimelektrikli fırın
- elektrik kaynağıisimElektrik enerjisi kullanılarak yapılan kaynak işlemi
- elektrik sayacıisimKullanılan elektrik enerjisinin miktarını gösteren araç; elektrik saati.
- edep etmekfiilUtanmak, sıkılmak
- elektrik çarpmasıisimElektrik kaçağı olan priz, tel vb.yle temas sonucu meydana gelen şiddetli sarsılma.
- eldivenlisıfatEldiveni olan
- elektrik üreteciisimüreteç
- elektriklemeisimElektriklemek işi
- elektroansefalogramisimBeyin hücrelerinin doğurduğu gizil güç farklarının yazılmasıyla elde edilen çizelge
- elektrobiyolojiisimCanlılarda görülen elektrik olaylarını inceleyen bilim
- elektrodinamometreisimElektrik akımının şiddetini ölçen cihaz
- elektrokimyaisimelektrik akımının etkisiyle ortaya çıkan kimyasal değişmeleri ve kimya işlemlerinde oluşan enerji elektrik üretiminde kullanmayı araştıran bilim dalı
- elektroansefalografiisimBeyin hücreleri arasında var olan ve saçlı derinin topladığı gizil güç farklarının yazılması
- elektromobilisimElektrik enerjisiyle işleyen otomobil
- ekranisimüzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey.
- elektroradyolojiisimHastalıkların teşhis ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı
- elektronik saatisimElektrik enerjisi ile çalışan saat
- elektrostatik serpmeisimYüksek gerilimli bir elektrostatik alandan yararlanılarak zımpara taneciklerinin kâğıt veya beze yapıştırılırken düzenli dağılımı sağlayan yöntem
- elektronik çalgılarisimElektrikten yararlanarak ses gücü yükseltilen çalgılar
- elektron lambasıisimGaz geçirmeyen bir tür içindeki boşlukta veya bir gazlı ortamda elektron akımı oluşturan elektronik araç
- eceliyle ölmekfiilOlağan sayılan herhangi bir biçimde ölmek
- eline erkek eli değmemiş olmakfiil(kız için) namuslu olmak
- eceli gelmekfiilÖlümü veya yok olmasıkaçınılmaz duruma gelmek
- ellincisıfatellinin sıra sıfatı; sırada kırk dokuzuncudan sonra gelen
- elinden iyi iş gelmekfiilBecerikli, hünerli olmak
- ettirmeisimettirmek eyleminin mastarı